MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi
SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlali
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararların niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlali suçlarının suça sürüklenen çocuk tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Hırsızlık suçu açısından, 16.07.2013 tarihli tutanağa göre, hırsızlık ihbarı sebebiyle ekiplerce olay yerine intikal edildiği, suça sürüklenen çocuk ... ve hakkında bu suçla ilgili olarak ayrı soruşturma yürütülerek mahkumiyet kararı verilen ve Yargıtay 17. Ceza Dairesi'nin 2015/22513 Esas ve 2017/10929 Karar sayılı kararıyla bozma kararı verilen sanık ... ... balkondan kaçmak isterken görevlileri görmeleri üzerine, şahısların tekrardan daire içerisine girerek ellerinde bulunan bayan çantasını ve paraları koridora ve mutfağa fırlattıktan sonra evin giriş kapısından çıkarak görevlilere saldırıp kaçmaya devam ettiklerinin, yapılan kovalamaca sonucu ekiplerce yakalandıklarının anlaşılması ve müştekinin her ne kadar soruşturma aşamasında yaklaşık 20,00 TL değeri olan altına benzer bir adet bilezik ve 1 adet yüzüğünün olmadığını beyan etmişse de, kovuşturma aşamasındaki beyanında kendisine ait evden çalınan bir şey olmadığını ifade etmesi karşısında, suça sürüklenen çocuğun eyleminin teşebbüs aşamasında kaldığı halde, TCK'nın 35. maddesinin uygulanmaması suretiyle fazla ceza tayini,
2-Suç tarihinde 15-18 yaş aralığında olan suça sürüklenen çocuk hakkında her ne kadar tensip zaptında sosyal incemele raporu düzenlettirilmesine karar verilmişse de, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 35/1. maddesi uyarınca sosyal inceleme yaptırılmayarak ve sosyal inceleme raporu aldırılmama nedenleri mahkeme tarafından verilen kararda gösterilmeyerek hüküm kurulması,
3-Sanık hakkında hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlali suçlarından verilen hapis cezaları hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilirken, 5271 sayılı CMK'nın 231. maddesinde sayılan nesnel ve öznel koşulların değerlendirilip buna ilişkin gerekçelerin gösterilmesi gerektiği, suça sürüklenen çocuğun adli sicil kaydına göre daha önce kasıtlı suçtan mahkumiyetinin bulunmadığı, atılı suçun 6545 sayılı Kanun'un 72. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 231/8. maddesinin yürürlüğe girmesinden önce işlendiği, dolayısıyla hükmün açıklanmasının geriye bırakılmasına karar verilmesi için aranan 5271 sayılı CMK'nın 231/6-a maddesinde gösterilen ''Kasıtlı suçtan mahkum olmama'' nesnel koşulunun bulunduğu, hırsızlık suçunun konusu bakımından müştekinin kovuşturma aşamasında evinden giden bir şeyin olmadığını beyan etmesi nedeniyle zararın olmadığı, konut dokunulmazlığının ihlali suçunun da maddi zarar doğurmayan suçlardan olması nedeni ile de hükmün açıklanmasının geriye bırakılmasına ilişkin nesnel koşullardan bir diğeri olan mağdurun maddi bir zararı da olmadığı gözetilerek, suça sürüklenen çocuk hakkında 5271 sayılı CMK'nın 231. maddesinin 6. fıkrasının b bendinde belirtilen ''Sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması ''Öznel koşulunun da, hükmolunan cezanın ertelenmesi gerekçesinde gerçekleştiğinin açıklanmış olması karşısında, suça sürüklenen çocuk hakkında ''Kasıtlı bir suçtan mahkumiyetinin olması, suç konusundaki eğilimi, suça sürüklenen çocuğun kişilik özellikleri nedeni ile ileride bir daha suç işlemeyeceği yönünde olumlu kanaat oluşmadığından hakkında CMK'nın 231. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geriye bırakılmasına yer olmadığına şeklindeki yasal ve yeterli olmayan gerekçe ile hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlali suçlarından hükmün açıklanmasının geriye bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
4-Kabul ve uygulamaya göre; konut dokunulmazlığının ihlali bakımından, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 50/3. maddesinde yer alan, “Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, mahkûm olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir.” şeklindeki düzenleme karşısında, suçun işlendiği tarih itibarıyla 18 yaşını ikmal etmeyen ve adli sicil kaydına göre, daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olan suça sürüklenen çocuk hakkında hükmolunan kısa süreli 6 ay 20 gün hapis cezasının, anılan maddenin 1. fıkrası bentlerindeki seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk ... müdafiinin temyiz nedeni bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK'nun 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın gözetilmesine, 21.11.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy