MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR: Karşılıksız yararlanma, mühür bozma
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararların niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
1)Sanığa yüklenen karşılıksız yararlanma suçu yönünden; sanığın savunması ile yargılamaya konu tutanakta olayın nasıl gerçekleştiği konusunda açıklık bulunmaması ve yargılama sırasında suça konu dönem ve yerde tüketilebilecek ortalama su miktarının belirlenmemiş olması da dikkate alınarak, gerçeğin, varsa suçun unsurlarının şüpheye yer vermeyecek şekilde açığa çıkartılması ve sanığın 6352 sayılı Kanun'un geçici 2. maddesi ile getirilen düzenleme yönünden haksız yere hak kaybına uğramasının önlenmesi yönüyle, öncelikle, sayaçtan geçirmeksizin ya da sayaca müdahele etmek sureti ile su kullanarak tüketim miktarının belirlenmesinin engellenip engellemediğinin ve suça konu dönem ile yerde tüketilebilecek ortalama su miktarının, dolayısıyla katılan kurumun zararının ilgili kurumun bildirimine bakılmaksızın suça konu işyerini halen işletmekte ise keşif yapılarak, işletmiyor ise tüketim ekstreleri istenip bilirkişi raporu ile kesin olarak tespiti ile sanığa "belirlenecek süre içinde, bilirkişiye hesaplattırılmış gerçek zararı giderdiği takdirde hakkında ceza verilmesine yer olmadığı kararı verileceği" hususuna dair bildirimde de bulunularak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayininin gerekli olduğu gözetilmeden, eksik soruşturmaya dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi,
2)Sanığa yüklenen mühür bozma suçu yönünden ise; sanığın "vefatından önce söz konusu işyerini eşinin işlettiğine" dair beyanları, karara esas alınan mühürleme işleminin 22/11/2011 tarihli olması, UYAP ortamındaki nüfus aile kaydına göre sanığın eşinin 30/04/2012 tarihinde vefat etmesi ve mühür bozma işleminin 30/04/2012 tarihi öncesine ait olma ihtimali karşısında, öncelikle söz konusu yerin baştan itibaren sanığın sorumluluğunda olup olmadığının ve 09/05/2012 tarihi öncesine ait başka mühürleme tutanağı bulunup bulunmadığının araştırılması ve sonuçlarına göre kararın dayandığı tüm verilerin, bu veriler konusunda mahkemenin ulaştığı sonuçların, iddia, savunma ve tüm delillere ilişkin değerlendirmelerin, yüklenen bu suçun yasal öğeleri ve kabul edilen olayların, Anayasanın 141/3, 5271 sayılı CMK.'nın 34, 230 ve 289/1-g maddeleri uyarınca, açık olarak gerekçeye yansıtılması gerekirken, bu ilkelere uyulmadan yazılı şekilde yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması,
3)Kabule göre de; 28/06/2014 tarihinde Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’un 81. maddesi ile 5275 sayılı Kanun’un 106/3. maddesinde; “Hükümlü, tebliğ olunan ödeme emri üzerine belli süre içinde adli para cezasını ödemezse, Cumhuriyet Savcısının kararı ile ödenmeyen kısma karşılık gelen gün miktarı hapis cezasına çevrilerek, hükümlünün iki saat çalışması karşılığı bir gün olmak üzere kamuya yararlı bir işte çalıştırılmasına karar verilir. Günlük çalışma süresi, en az iki saat ve en fazla sekiz saat olacak şekilde denetimli serbestlik müdürlüğünce belirlenir. Hükümlünün hakkında hazırlanan programa ve denetimli serbestlik görevlilerinin bu kapsamdaki uyarı ve önerilerine uymaması hâlinde, çalıştığı günler hapis cezasından mahsup edilerek kalan kısmın tamamı açık ceza infaz kurumunda yerine getirilir.” şeklinde düzenleme yapıldığının dikkate alınması gerekliliği,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'in temyiz nedeni bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 20.06.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.