MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle incelenerek, gereği görüşülüp düşünüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye, uyulan bozmaya ve hakimin takdirine göre; suçun hükümlü tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Hükümlünün müştekinin aracından ve binasından çaldığı eşyalardan bir kısmını soruşturma aşamasında iade ettiğinin anlaşılması karşısında; müştekiye kısmi iadeye rızasının olup-olmadığı sorulup, sonucuna göre hükümlü hakkında 5237 sayılı TCK'nın 168/1-4. maddesinin uygulanma koşullarının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
2-Suç tarihi itibariyle hükümlü hakkında 5237 sayılı TCK'nın 143. maddesine göre en fazla 1/3 oranında artırım yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,
3-5252 sayılı Yasa'nın 9/3. maddesi uyarınca sanık yararına olan hükmün önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı gözetilerek, hükümlünün eyleminin suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK’nın 493/2, 80, 522 (pek fahiş), 59, 81. maddeleriyle, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK'nın 142/2-d, 143, 168/1-4(müştekinin kısmi iadeye rızası olursa), 62, 53. maddeleri kapsamında olup sonucuna göre lehe yasanın saptanması gerektiği dikkate alınmadan 5252 sayılı Yasa'nın 9/3. maddelerine aykırı davranılması,
4-Mahkemenin gerekçe kısmında hükümlüye sonuç ceza olarak 3 yıl 5 ay 15 gün hapis cezası verdiğini belirtmesine rağmen kısa kararda 3 yıl 8 ay 5 gün hapis cezası vererek çelişkiye neden olması,
5-6. Ceza Dairesi'nin 12.04.2004 tarih, 2003/214 Esas ve 2004/4511 Karar sayılı ilamıyla mahkemenin verdiği karar ceza miktarının "3 yıl 5 ay 15 gün"olarak düzeltilerek onanmasına karar verildiği, hükümlünün eylemi için verilen cezanın bu miktar üzerinden kesinleştiği ve sonraki yapılan uyarlamada sonuç cezanın bu miktarı geçemeyecek olduğunun gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, hükümlü ...'ın temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, infaz aşamasında verilen uyarlama kararlarının kazanılmış hak oluşturmayacağının gözetilmesine, 08.03.2016 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy