MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Karşılıksız yararlanma
HÜKÜM : Red
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
CMK'nın 260/1. maddesine göre katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar için kanun yolunun açık olduğu, müşteki kurum vekilinin şikayet dilekçesi ile sanığın cezalandırılmasını istediği, kararı temyiz etmekle de davaya katılma iradesini ortaya koyduğu ve mahkemece duruşma günü tebliğ edilmeden tensiple hüküm verildiği, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 19.10.2010 gün ve 2010/9-149 Esas, 2010/205 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere mağdurun katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar gördüğü konusunda araştırma yapmayı gerektirecek bir tereddüt bulunmadığı görülmekle, CMK'nın 237/2. maddesi uyarınca suçtan zarar gören müştek.... Genel Müdürlüğün davaya katılmasına ve vekilinin katılan vekili olarak kabul edilmesine karar verilmekle, katılan vekilinin temyizi üzerine yapılan incelemede;
Davanın reddine esas teşkil eden İzmir 18.Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2014/864 Esas ve 2016/611 Karar sayılı kararın gerekçesi, UYAP'tan temin edilerek yapılan incelemede; davanın 03.01.2014 tarihli tutanağa istinaden açıldığı, bu dosyanın iddianame tarihi 25.11.2014, suç tarihi 29.05.2013 olan İzmir 32. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2014/887 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verildiği anlaşılmakla, gerçeğin şüpheye yer vermeyecek şekilde açığa çıkartılması,mükerrer cezalandırılmanın önüne geçilmesi ve zincirleme suç hükümlerinin uygulama yeri bulunup bulunmadığının tespiti için her iki dava dosyasının getirilerek incelendikten sonra sanığın hukuki durumun değerlendirilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz nedeni bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 19.09.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy