MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
1-5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/11. fıkrasında yer alan "Denetim süresi içinde kasten yeni bir suçu işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması halinde, mahkeme hükmü açıklar..." şeklindeki düzenleme nazara alındığında, suça sürüklenen çocuk hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın 13/03/2013 tarihinde kesinleşmesi üzerine, denetim süresi içinde 29.11.2013 tarihinde işlediği suç nedeniyle dosyanın yeniden ele alınmasına yönelik ihbarda bulunan İzmir 14. Sulh Ceza Mahkemesi'nin 30/04/2014 tarih, 2014/80 Esas ve 2014/399 Karar sayılı ilamında; suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı TCK'nın 106/1. maddesinde düzenlenen tehdit suçundan beraat ve aynı Kanun'un 86/2-3(a) maddeleri uyarınca 3.000,00 TL adli para cezası verildiği, bu kararın 30/04/2014 tarihinde kesinleştiği; 02/12/2016 tarihinde 29906 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendine eklenen alt bentler arasında yer alan ve suça sürüklenen çocukların üst sınırı üç yılı geçmeyen hapis veya adli para cezasını gerektiren suçların da uzlaşma kapsamına alındığı, ihbara konu olan 5237 sayılı TCK'nın 86/2-3(a) maddelerinde düzenlenen suçun üst sınırının da 3 yıla kadar hapis veya adli para cezası olduğu ve uzlaşma kapsamında kaldığının anlaşılması karşısında; söz konusu ilamda uzlaşma hükümlerinin uygulanıp uygulanmadığı, uzlaşmanın sağlanamaması durumunda suça sürüklenen çocuk hakkında hükmün açıklanmasını gerektiren başka bir ilamın bulunup bulunmadığı araştırılarak sonucuna göre hükmün açıklanıp açıklanamayacağının tartışılmasında zorunluluk bulunması,
2-Anayasa'nın 141 ve 5271 sayılı CMK'nın 34, 230 ve 289. maddeleri uyarınca mahkeme kararlarının denetimine imkan verecek şekilde açık ve gerekçeli olması, gerekçe bölümünde mevcut delillerin tartışılması, değerlendirilmesi, reddedilen veya kanıtlama yönünden üstün tutulan delillerin neler olduğu ve nedenlerinin gösterilmesi, delillerle sonuç arasında bağ kurulması, bir başka deyişle eldeki delillerle neden bu sonuca varıldığının anlatılması gerektiği, tüm bunların ışığında ulaşılan kanaat, sanığın suç oluşturduğu kabul edilen eylemi, bunun yasal unsurları ve nitelendirmesi, uygulanacak kanun maddesi ve CMK’nın 230. maddesinde belirtilen diğer unsurların bulunması gerektiği gözetilmeden 12.02.2013 tarihli hükmün açıklanmasının geriye bırakılmasına dair karara atıfta bulunularak gerekçesiz yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk ... müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 20.02.2018 günü oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy