MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararların niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
I-Sanık ... hakkında kurulan hükmün temyiz incelemesinde;
07.11.2014 tarihinde sanığın yokluğunda verilen kararın, 04.12.2014 tarihinde tebliğ edildiği, gerekçeli kararda temyiz yasa yol ve süresinin yöntemine uygun şekilde gösterildiği, ancak sanığın, CMUK'nun 310. maddesinde öngörülen bir haftalık süre geçtikten sonra 10.04.2015 tarihinde hükmü temyiz ettiği anlaşılmakla, temyiz isteminin aynı Yasa'nın 317. maddesi uyarınca tebliğnameye uygun olarak REDDİNE,
II-Sanık ... hakkında kurulan hükmün temyiz incelemesine gelince;
Hükümden sonra 02/12/2016 tarihinde 29906 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendine eklenen alt bendler arasında yer alan ve 5237 sayılı TCK'nın 141. maddesinde tanımı yapılan hırsızlık suçunun da uzlaşma kapsamına alındığının anlaşılması karşısında; 5237 sayılı TCK'nın 7/2. maddesi uyarınca; ''Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur.'' hükmü de gözetilerek 6763 sayılı Kanun'un 35. maddesi ile değişik CMK'nın 254. maddesi uyarınca aynı Kanun'un 253. maddesinde belirtilen esas ve usûle göre uzlaştırma işlemleri yerine getirildikten sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'nın temyiz nedeni bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 20.02.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy