MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hırsızlık, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel mahkemece sanık hakkında hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararların niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü;
1-Sanık hakkında mala zarar verme suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hâkimin takdirine göre, sanık ...'un temyiz nedenleri yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA,
2-Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hâkimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Katılanın aracının kapısını kilitlediğine dair duruşmadaki beyanı ile Olay Yeri İnceleme Raporu'nda yer alan "Otonun dış görünüm itibarı ile sağ arka kapısının üst direk kısmından dışa doğru kanırtılmış ve kapı camının açık olduğu görüldü." şeklindeki ibareler göz önünde bulundurulduğunda sanığın kapıları kilitli olan suça konu aracın sağ arka kapısını kanırtarak açtığı ve hırsızlık suçunu bu şekilde işlediği anlaşılmakla, sanığın eyleminin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/2-h maddesine konu hırsızlık suçunu oluşturmasına rağmen dosya kapsamına aykırı, hatalı kabul ile 5237 sayılı TCK'nın 142/1-e maddesi uyarınca cezalandırılmasına karar verilmesi suretiyle sanık hakkında yazılı şekilde eksik ceza tayini,
2-Anayasa Mahkemesinin hükümden sonra 24/11/2015 tarih 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 08/10/2015 tarih, 2014/140 Esas ve 2015/85 sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendine yönelik olarak vermiş olduğu iptal kararının kapsam ve içerik itibarıyla yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
3-İstanbul Anadolu 1. Çocuk Mahkemesinin 2011/658 Esas ve 2013/397 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilerek 3 yıl denetim süresinin belirlendiği, yine İstanbul Anadolu 19. Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/229 Esas ve 2014/268 Karar sayılı kararı ile verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilerek 5 yıl denetim süresi belirlendiği, sanığın denetim süreleri içerisinde kasten yeni bir suç işlediğinden 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/11 maddesi uyarınca hükmün açıklanmasına yönelik karar verilmesi gerekip gerekmediği mahkemesince takdir edilmek üzere karar kesinleştiğinde kesinleşme şerhli bir örneği gönderilmek suretiyle ihbarda bulunulmasına karar verilmesi gerekirken gözardı edilmesi,
4-5271 sayılı CMK'nın 232. maddesinin 2. fıkrasının (c) bendi uyarınca gerekçeli karar başlığında suçun işlendiği zaman diliminin yazılması gerekirken yazılmaması,
Bozmayı gerektirdiğinden, sanık ...'un temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'nun 326/son maddesi uyarınca sanığın kazanılmış haklarının GÖZETİLMESİNE, 07/01/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy