Nitelikli hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlali suçlarından sanık ...'in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 116/1, 119/1-c, 142/2-h, 168/1 ve 62/1. (iki kez) maddeleri gereğince 1 yıl 4 ay 20 gün ve 10 ay hapis cezaları ile cezalandırılmasına, anılan Kanun'un 58. maddesi uyarınca sanık hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezasının infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair Konya 18. Asliye Ceza Mahkemesinin 17/12/2015 tarih, 2015/355 Esas ve 2015/883 Karar sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığı'nın 19.01.2017 tarih ve 94660652-105-42-5001-2016-Kyb sayılı Kanun Yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyasının Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 03.02.2017 tarih ve 2017/7436 sayılı ihbarnamesiyle Dairemize gönderilmekle incelendi:
MEZKUR İHBARNAMEDE:
Dosya kapsamına göre;
1-5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 193. maddesinde yer alan, “(1) Kanunun ayrık tuttuğu hâller saklı kalmak üzere, hazır bulunmayan sanık hakkında duruşma yapılmaz. Gelmemesinin geçerli nedeni olmayan sanığın zorla getirilmesine karar verilir. (2) Sanık hakkında, toplanan delillere göre mahkûmiyet dışında bir karar verilmesi gerektiği kanısına varılırsa, sorgusu yapılmamış olsa da dava yokluğunda bitirilebilir.” şeklindeki düzenlemeye aykırı biçimde, sanığın mernis adresine çağrı yapılmasını müteakip duruşmada hazır olmayıp Konya E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda olduğunun anlaşılmasını takiben, savunmasının tespiti için duruşmada hazır edilmesi için yazılan yazıya verilen yanıtta tahliye edildiğinin bildirilmesi ve bunun üzerine zorla getirilmesine ilişkin yazılan yazıya bila ikmal yanıt verilmesini müteakip hakkında savunmasının alınmasına yönelik yakalama kararı çıkartılması gerekirken savunması alınmayarak iş bu hakkının kısıtlanması sureti ile mahkumiyetine karar verilmesinde,
2-Tekerrüre esas alınan Konya 8. Sulh Ceza Mahkemesinin 15/05/2014 tarihli ve 2014/212-472 sayılı ilamındaki mahkumiyetin uyuşturucu madde kullanma suçuna ilişkin olması ve hükümden sonra 18/06/2014 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak 28/06/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 68. maddesi ile değiştirilen 5237 sayılı Kanun'un 191. maddesi uyarınca ve 191. madde hükümleri çerçevesinde "hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına" karar verileceğinin öngörülmesi nedeniyle, tekerrüre esas alınamayacağı gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde, isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca anılan kararların bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Yargıtay Birinci Başkanlık Kurulu'nun aldığı Yargıtay İş Bölümüne İlişkin 19/01/2015 tarihli ve 2015/8 sayılı Kararda belirtilen ''işbölümünün yürürlüğe girdiği tarih itibariyle düzenlenen tebliğnameler, iş bölümündeki düzenlemeler esas alınarak görevli ceza dairesine gönderilir.'' kararına dayanılarak dosya infaza ilişkin tebliğname tarihi itibariyle Yargıtay 2. Ceza Dairesi'nin görev alanına girdiğinden dosyanın Yargıtay 2. Ceza Dairesi'ne GÖNDERİLMESİNE, 13.03.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy