(5237 S. K. m. 51, 62, 151) (YCGK. 21.01.2014 T. 2013/2-686 E. 2014/19 K.)
Mala zarar verme suçunda hüküm ...'nun TCK'nın 151/1, 53/1 maddeleri uyarınca 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hükümlü ...'ın ise TCK'nın 151/1, 62/1, 51. maddeleri uyarınca 3 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hükmedilen cezanın ertelenmesine ilişkin Keşan Asliye Ceza Mahkemesinin 25/01/2011 tarih, 2008/806 Esas ve 2011/15 Karar sayılı kararı esas yönünden temyiz incelenmesinden geçmeksizin kesinleşen kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 03/03/2017 tarih ve 2016/338522 sayılı ihbarnamesiyle Dairemize gönderilmekle incelendi:
Mezkur ihbarnamede:
Dosyanın yapılan incelemesinde;
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 21.01.2014 gün ve 2013/2-686 Esas ve 2014/19 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere; sanığın, hırsızlık suçunun konusunu oluşturan aracın direksiyon alt muhafaza ve kablolarını kopartıp, düz kontak yöntemiyle çalıştırdıktan sonra aracı götürmesi şeklindeki olayda, suç konusu araçla ilgili olarak hırsızlık eylemini gerçekleştirebilmek için araçtan bağımsız olan başkaca bir mala zarar vermesi söz konusu olmayıp bizzat suç konusu olan araç üzerinde meydana gelen bir zarar bulunduğunun anlaşılması karşısında; sanıklar ... ve ... haklarında hırsızlık suçunun yanında, ayrıca mala zarar verme suçundan da hüküm kurulamayacağının düşünülmemesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca anılan kararların bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 21.01.2014 gün ve 2013/2-686 Esas ve 2014/19 sayılı Kararında ve Yargıtay Ceza Dairelerinin istikrar kazanan kararlarında da kabul edildiği üzere, sanığın, hırsızlık suçunun konusunu oluşturan eşyaya zarar vermesi eyleminin hırsızlık suçunun işlenebilmesi amacıyla gerçekleştirildiğinden ve hırsızlık suçunun konusunu oluşturan eşya dışında zarar verilen başka bir eşya bulunmaması nedeniyle mala zarar verme suçunun kanuni unsurları ile oluşmadığı, bu nedenle Kanun yararına bozma talebine dayanılarak düzenlenen tebliğnamedeki bozma isteği incelenen dosya kapsamına nazaran yerinde görüldüğünden, Keşan Asliye Ceza Mahkemesinden verilip kesinleşen 25/01/2011 tarih, 2008/806 Esas ve 2011/15 Karar sayılı kararının hükümlüler ... ve ... yönünden Ceza Muhakemesi Kanunun 309. maddesinin 4. fıkrasının (d) bendi uyarınca BOZULMASINA, hükümdeki hukuka aykırılık hükümlülere verilen cezaların kaldırılmasını gerektirmekle, hükümlülerin mala zarar verme suçundan ayrı ayrı BERAATLERİNE, dosyanın gereği için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.07.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy