Karşılıksız yararlanma suçundan sanık ...’ün, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 163/3, 62, 50 ve 52. maddeleri uyarınca 6.000,00 Türk Lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına dair Tarsus 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 22/03/2016 tarih, 2015/775 Esas ve 2016/207 Karar sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığı'nın 21/02/2017 tarih ve 94660652-105-33-12840-2016-Kyb sayılı Kanun Yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyasının Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 03/03/2017 tarih ve 2017/13825 sayılı ihbarnamesiyle Dairemize gönderilmekle incelendi:
MEZKUR İHBARNAMEDE:
Dosya kapsamına göre;
1-Kayden 16/10/1997 doğumlu olan suça sürüklenen çocuğun, suçun işlendiği kabul edilen 29/06/2015 tarihinde 18 yaşını tamamlamadığı cihetle, atılı suçtan tesis olunan cezadan 5237 sayılı Kanun’un 31/3 maddesi uyarınca indirim yapılması gerektiği gözetilmeksizin yazılı şekilde fazla ceza tayininde,
2-5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 106/4. maddesi uyarınca çocuk hakkında hükmedilen adli para cezasının ödenmemesi halinde hapis cezasına çevrilemeyeceği gözetilmeden, ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin ihtarına karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca anılan kararların bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Kanun yararına bozma talebine dayanılarak düzenlenen tebliğnamedeki bozma isteği incelenen dosya kapsamına nazaran yerinde görüldüğünden Tarsus 5. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 22.03.2016 tarih, 2015/775 Esas ve 2016/207 Karar sayılı kararının BOZULMASINA, bozma nedeni CMK'nın 309/4-d maddesi uyarınca yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
1-Suça sürüklenen çocuk karşılıksız yararlanma şeklinde sabit görülen eylemi nedeniyle, eylemine uyan 5237 sayılı TCK'nın 163/3. maddesi gereğince suçun işleniş şekli, meydana gelen sonuç, failin kastının yoğunluğu ve suç saikide nazara alınarak takdiren 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına,
2-Suça sürüklenen çocuk suç tarihi itibarı ile 15-18 yaş grubunda olması nedeniyle cezasından 5237 sayılı TCK'nın 31/3. maddesi uyarınca 1/3 indirim yapılarak 8 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına,
3-Suça sürüklenen çocuğun geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın suça sürüklenen çocuğun geleceği üzerindeki olası etkisi lehine takdiri hafifletici neden kabul edilerek cezasından 5237 sayılı TCK'nın 62/1. maddesi gereğince takdiren 1/6 oranından indirim yapılarak 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına,
4-Suça sürüklenen çocuğun cezasında başkaca bir arttırım veya indirim yapılmasına yer olmadığına,
5-Suça sürüklenen çocuğa verilen kısa süreli hapis cezasının suça sürüklenen çocuğun kişiliği, sosyal ve ekonomik durumu ve suçun işlenmesindeki özellikler de nazara alınarak 5237 sayılı TCK'nın 50/1-a maddesi gereğince takdiren günlüğü 20,00 TL hesabı ile 4.000,00 TL adli para cezasına çevrilmesine,
6-Suça sürüklenen çocuğa verilen hapisten çevrili adli para cezasının 5237 sayılı Yasa'nın 52/4 . maddesi gereğince 10 eşit taksitte tahsiline,
7-Suça sürüklenen çocuk hakkında hükmedilen netice ceza adli para cezası olduğundan 5237 sayılı TCK 53/1. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına,
8-Katılan kurumun zararları giderilmediğinden hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına,
9-Yapılan 2 tebligat gideri 20,00 TL ile keşif masrafı 285,44 TL toplamından oluşan 305,44 TL yargılama giderinin suça sürüklenen çocuktan tahsili ile hazineye irad kaydına,
10-Katılan kurumu kendisini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT göre hesap olunan 1.800,00 TL vekalet ücretinin suça sürüklenen çocuktan tahsili ile katılana verilmesine,
Dair kesin olarak verilen karar, 11.05.2017 yarihinde oybirliğiyle karar veridi.
Full & Egal Universal Law Academy