Nitelikli hırsızlığa teşebbüs ve mala zarar verme suçlarından sanık ...'nın, 6545 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/2-h, 35/1, 151/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün ve 3 ay 10 gün hapis cezaları ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 58/2-b ve 58/7. maddeleri uyarınca cezalarının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezalarının infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair Mersin 10. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 21/04/2016 tarih, 2015/444 Esas ve 2016/288 Karar sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığı'nın 24.02.2017 tarih ve 94660652-105-33-9292-2016-Kyb sayılı Kanun Yararına Bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyasının Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 03.03.2017 tarih ve 2017/14024 sayılı ihbarnamesiyle Dairemize gönderilmekle incelendi:
MEZKUR İHBARNAMEDE:
1-Hırsızlık suçunun konusu olan buzdolabı motorunun sökülmesi eyleminden dolayı ayrıca mala zarar verme suçundan ceza verilemeyeceği, bu nedenle sanığın hırsızlık konusu eşyaya zarar vermesi eyleminin suç oluşturmayacağı gözetilmeden, mala zarar verme suçundan yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesinde,
2-Sanığın nitelikli hırsızlık suçundan 5237 sayılı Kanun'un 142/2- h maddesi gereğince cezalandırılması cihetine gidilmiş ise de, bahse konu suça konu eylemin müştekilerin iş yerinin önünde bulunan "..." marka ikinci el derin dondurucunun motor kısmının kablo ve hortumlarının kesilerek hırsızlanması şeklinde gerçekleştiği dikkate alındığında, atılı hırsızlık suçunun 5237 sayılı Kanun'un 141/1. maddesi kapsamında kaldığı gözetilmeden, yazılı şekilde sanık aleyhine sonuç doğuracak şekilde anılan Kanun'un 142/2-h maddesi gereğince karar verilmesinde,
3-Bir önceki bentle bağlantılı olarak hükümden sonra 02/12/2016 tarihinde 29906 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanun'u ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 253. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendine eklenen alt bendler arasında yer alan ve 5237 sayılı Kanun'un 141. maddesinde tanımı yapılan hırsızlık suçunun uzlaşma kapsamına alındığının anlaşılması karşısında; 5237 sayılı Kanun'un 7/2. maddesi uyarınca; ''Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur.'' hükmü de gözetilerek 6763 sayılı Kanun'un 35. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 254. maddesi uyarınca aynı kanunun 253. maddesinde belirtilen esas ve usûle göre uzlaştırma işlemleri yerine getirildikten sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde,
Kabul ve uygulamaya göre de;
Karar tarihinde yürürlükte bulunan 6217 sayılı Kanun'un 26. maddesi ile eklenen 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun Yürürlük Ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un geçici 2. maddesinde yer alan " (1) Bölge adliye mahkemeleri faaliyete geçinceye kadar hapis cezasından çevrilenler hariç olmak üzere, sonuç olarak belirlenen üçbin Türk Lirası dâhil adlî para cezasına mahkûmiyet hükümlerine karşı temyiz yoluna başvurulamaz." ve aynı Kanun'un 8. maddesi gereğince halen yürürlükte bulunan 1412 sayılı (mülga) Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun
305. maddesinin son cümlesindeki “ bu suretle verilen hükümler tekerrüre esas olmaz” şeklindeki hükümler karşısında, adı geçen sanığın Kahramanmaraş 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 16/02/2012 tarih, 2008/1232 Esas ve 2012/174 Karar sayılı ilamıyla mahkum olduğu 3.000,00 TL adli para cezasının tekerrüre esas alınması ve hakkında hükmolunan hapis cezalarının infazının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesinde, isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca anılan kararların bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın Kanun Yararına bozma isteyen ihbar yazısı incelenen dosya içeriğine göre yerinde görüldüğünden kabulü ile Mersin 10. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 21.04.2016 tarih, 2015/444 Esas ve 2016/288 Karar sayılı ilamının Kanun Yararına CMK 309/3. maddesine göre BOZULMASINA müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmek üzere dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy