MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararların niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
I-Hükümlü hakkında müştekiler ..., ..., ... ve ...'ya yönelik eylemleri nedeniyle kurulan hükümlere yönelik temyiz incelemesinde;
Yargılama sırasında şikayetçi ...'ın 17.06.2008 tarihinde öldüğü getirtilen nüfus kaydından anlaşılmakla, hükümlüye uzlaşma önerilmemesi sonuca etkili olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre, hükümlü ...’nun temyiz nedenleri yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, usul ve kanuna uygun bulunan hükümlerin tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA,
II-Hükümlü hakkında müştekiler ..., ...,....'a yönelik eylemleri nedeniyle kurulan hükümlere yönelik temyiz incelemesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun hükümlü tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir.
1-Olay gecesi saat 03.00 sıralarında müşteki ...'in aracının camını kırarak hırsızlık yapan hükümlünün eyleminin 765 sayılı TCK'nın 493/1. maddesine uyan hırsızlık suçuna uyması karşısında, aynı eylemin 5237 sayılı TCK'nın 142/1-b, 143/1. maddelerinde yazılı hırsızlık suçunun yanında, aynı Kanun'un 151/1. maddesinde tanımlanan ve suç tarihi itibarıyle uzlaşmaya tabi mala zarar verme suçunu da oluşturduğu, taraflara uzlaşma teklifi yapıldıktan sonra, 01.10.1991 tarihli zaptetme tutanağına göre hükümlünün olaydan sonra başka bir hırsızlık eylemi nedeniyle yakalandığında üzerina atılı suçu ikrar ederek, müşteki ...'in aracından çalmış olduğu malzemelerin bir kısmının evinde bulunduğunu belirterek malzemeleri kolluk görevlilerine teslim ettiği ve malzemelerin bir kısmının müştekiye iade edildiği anlaşılmakla gerçekleşen kısmi iade nedeniyle TCK'nın 168/4. maddesi gereğince müştekiye etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına rıza gösterip göstermediği sorularak sonuçlarına göre, her iki kanun hükümlerinin blok şeklinde eyleme uygulanarak belirlenen sonuç cezaların kıyaslanması suretıyla hükümlü lehine olan yasanın belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi,
2-Hükümlünün müşteki ...'na yönelik eylemi nedeniyle kurulan hükümde 04.10.1991 tarihli teşhis takdiri kıymet ve teslim tutanağına göre hükümlünün suça konu olaydan sonra başka bir hırsızlık eylemi nedeniyle yakalandığında üzerine atılı suçu ikrar ederek, müşteki ...’nun aracından çalmış olduğu malzemelerin bir kısmının evinde bulunduğunu belirterek malzemeleri kolluk görevlilerine teslim ettiği ve bu suretle çalınan malzemelerin bir kısmının müştekiye iade edildiği anlaşılmakla gerçekleşen kısmi iade nedeniyle TCK'nın 168/4. maddesi gereğince müştekiye etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına rıza gösterip göstermediği sorularak sonuçlarına göre, her iki kanun hükümlerinin blok şeklinde eyleme uygulanarak belirlenen sonuç cezaların kıyaslanması suretiyle hükümlü lehine olan Yasa'nın belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi,
3-Olay gecesi saat 02.00 sıralarında müşteki ....'ın aracının camını kırarak hırsızlık yapan sanığın eyleminin 765 sayılı TCK'nın 493/1. maddesine uyan hırsızlık suçuna uyması karşısında, aynı eylemin 5237 sayılı TCK'nın 142/1-b, 143/1. maddelerinde yazılı hırsızlık suçunun yanında, aynı Kanun'un 151/1. maddesinde tanımlanan ve suç tarihi itibarıyle uzlaşmaya tabi mala zarar verme suçunu da oluşturduğu, 5252 sayılı Yasa'nın 9/3. maddesi uyarınca hükümlü yararına olan hükmün önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak, mala zarar verme suçu bakımından 5271 sayılı CMK’nın 253 ve 254. maddeleri uyarınca uzlaşma girişiminde bulunulduktan sonra ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı gözetilerek, her iki yasanın ayrı ayrı ve bir bütün olarak uygulanması suretiyle lehe yasanın saptanması gerekirken yazılı biçimde uygulama yapılması;
Bozmayı gerektirmiş, hükümlü ...’nun temyiz nedeni bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenlerle isteme aykırı BOZULMASINA, 12.07.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy