MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
26.05.2014 tarihli ekspertiz raporunda, katılana ait motosikletin devir saati cam yüzeyi üzerinden sanığa ait parmak izinin çıktığının belirtildiği, sanığın aşamalardaki savunmalarında suça konu motosikletin .... isimli şahsa ait olduğunu ifade ettiği, ...'nun tanık olarak alınan ifadesinde, suç tarihinde askerde olduğunu, suça konu motosikleti hiç kullanmadığını, sanık ...'e de herhangi bir motosiklet vermediğini, Yatağan ilçesine hiç gitmediğini beyan ettiği, 11.08.2014 tarihli kolluk tutanağında da ...'nun 03.03.2014 tarihinde askere gittiği ve tutanak tarihi itibarı ile halen askerde olduğunun belirtildiği, sanığın savunmasının suçtan kurtulmaya yönelik olduğu, mevcut delil durumu itibarı ile sanığın mahkumiyetine karar verilmesinde isabetsizlik görülmediğinden tebliğnamede bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Her ne kadar hükümden sonra 02/12/2016 tarihinde 29906 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendine eklenen alt bendler arasında yer alan ve 5237 sayılı TCK'nın 141. maddesinde tanımı yapılan hırsızlık suçu da uzlaşma kapsamına alınmış ise de açıkta park halindeki motosiklet hırsızlığı eyleminin TCK’nın 142/1-e maddesindeki suçu oluşturduğu ve atıfet kuralı uyarınca Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 04.03.2008 gün, 2008/6-47 Esas ve 2008/43 Karar sayılı kararı ışığında, sanığın yanılgılı uygulama nedeniyle ortaya çıkacak sonuçtan ikinci kez yararlandırılmasının hakkaniyete aykırı sonuçlar doğmasına, adalet ve eşitlik ilkelerinin sakatlanmasına yol açacağı değerlendirildiğinden; ayrıca Anayasa Mahkemesi'nin hükümden sonra 24/11/2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 08/10/2015 tarih, 2014/140 Esas ve 2015/85 sayılı kararı ile TCK'nın 53. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendine yönelik olarak vermiş olduğu iptal kararlarının da kapsam ve içerik itibarıyla infaz aşamasında mahallinde gözetilebileceğinden, bozma nedeni yapılmamıştır.
Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
Sanığın tekerrüre esas alınan Fethiye 3. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2013/104 Esas ve 2013/272 Karar sayılı kararın da 5237 sayılı TCK'nın 31/3 maddesinin uygulanması karşısında; 5237 sayılı TCK'nın 58/5. maddesine göre suç işlediği sırada on sekiz yaşından küçük olan sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmayacağının gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'ın temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedenleri yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hüküm fıkrasından tekerrür ile ilgili bölümlerin çıkartılması suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 11/07/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.