MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
1-5237 sayılı TCK'nın 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCK'nın 493/1-son maddesinde tanımlanan suçun öğelerinin farklı olduğu, olay günü gündüz vakti 06.00 sıralarında müştekinin işyerine asma kilitleri kırmak suretiyle girerek hırsızlık yapan hükümlünün eyleminin, 5237 sayılı TCK'nın 142/1-b maddesine uyan hırsızlı suçunun yanı sıra aynı kanunun 116/2, 119/1-c maddesine uyan işyeri dokunulmazlığını ihlal ve 151/1. maddesine uyan mala zarar verme suçunu da oluşturduğu gözetilmeden bu konuda değerlendirme yapılmaması,
2-Müştekinin 12.07.2006 tarihli uyarlama yargılaması sırasında halen şikayetçi olduğunu ifade etmiş olması karşısında, Yargıtay 17. Ceza Dairesi'nin 15.02.2016 tarihli bozma kararı üzerine yapılan uyarlama yargılaması sırasında ise müştekinin ölmesi nedeniyle, hükümlü lehine olarak mala zarar verme suçundan uzlaşma sağlandığının kabul edilmesi suretiyle, yasa maddeleri karşılaştırmasında mala zarar verme suçunun dikkate alınması gerektiğinin gözetilmemesi,
3-Hükümlünün eylemine uyan 765 sayılı TCK'nın 493/1-son, 59 maddeleri ile 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK'nın aynı suça uyan 142/1-b, 62, 53, 116/2, 119/1-c, 62, 53, 151/1, 62, 53. maddelerinin ayrı ayrı ve bir bütün olarak uygulanması sonucu, anılan kanunun 7/2, 5252 sayılı kanunun 9/3. maddeleri ışığında lehe kanunun uygulama sırasında belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, hükümlü ... müdafiinin temyiz nedeni bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, infaz aşamasında hükümlü lehine uygulamaların kazanılmış hak oluşturmayacağının gözetilmesine, 09.05.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy