MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Mahkemenin 30.07.2007 tarihli kararının sanığın yokluğunda verildiği ve kararın sanığa cezaevinde 5271 sayılı CMK'nın 35/son maddesi uyarınca kendisine okunup anlatılmadan davetiye ile tebliğ edilmesi nedeniyle usulüne uygun olmadığı, bu şekilde sanık hakkında verilen kararın kesinleşmediği anlaşılmakla yapılan incelemede;
Sanığın eylemine uyan 765 sayılı TCK'nın 493/1, 102/4, 104/2. maddelerine göre, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK'nın aynı suça uyan 142/1-b, 151, 66/1-e, 67/4. maddelerinin ayrı ayrı ve bir bütün olarak uygulanması sonucu, anılan Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasa'nın 9/3. maddeleri ışığında, zamanaşımı bakımından 5237 sayılı Yasa hükümlerinin sanık yararına olması ve suç tarihi olan 04.02.2001 tarihinden inceleme tarihine kadar 12 yıllık sürenin geçmiş bulunması
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'ın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 20.03.2017 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy