Suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçundan sanık ...'nun, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 165/1 ve 52/2. maddeleri uyarınca 8 ay hapis ve 1.000 Türk Lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına dair Hatay 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 26/05/2009 tarih, 2007/268 Esas ve 2009/344 Karar sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığı'nın 07/12/2016 tarih ve 94660652-105-31-10047-2016-Kyb sayılı Kanun Yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyasının Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 22/12/2016 tarih ve 2016/398960 sayılı ihbarnamesiyle Dairemize gönderilmekle incelendi:
MEZKUR İHBARNAMEDE:
Dosya kapsamına göre, diğer sanıklar ..., ... ve ...'nun 06.10.2006 günü ... İl merkezinde karıştıkları bir hırsızlık eylemi sonucu yakalandıkları, yakalandıklarında il merkezinde meydana gelen bir kısım hırsızlık olaylarını da kendilerinin gerçekleştirdiğini söyledikleri, bu kapsamda ... yolu üzerindeki ... sitesinde bulunan bir nakliye şirketinin bürosundan gece saat 01:00 sıralarında, kapısını ayak koyarak zorlayıp ellerindeki tornavida ile de kapının anahtar bölümünü kırarak içeri girdiklerini söyledikleri ve bunları diğer sanık...'a sattıklarını beyan ettikleri, sanıkların bu ikrarının ...'de işyeri olduğunu beyan eden...'ün işyerindeki hırsızlık olayına dair olduğu değerlendirilerek, müştekisinin... olduğu ve incelememize konu dosyaya ait 17.03.2007 gün ve 2007/876 sayılı iddianamenin tanzim edildiği; oysa yakınanın beyanına göre hırsızlığın gündüz saatlerinde olduğu ve yakınanın alındığını beyan ettiği eşyalar ve giriş yöntemi ile sanıkların çaldıklarını kabul ettikleri eşyaların ve giriş yöntemlerinin uyumlu olmadığı, sanıklardan...'in temyiz dilekçesinde kendilerinin aynı eylemlerinden dolayı Hatay 4. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 29.11.2010 gün ve 206/701-2010/655 sayılı kararı ile mahkum olduklarını beyan ettiği ve söz konusu kararı da eklediği, kararın incelenmesinden belirtilen dosyaya konu olayın yakınıcısının ...olduğu, ancak suç tarihinin aynı olduğu ve suç yerinin de ... sitesindeki nakliye bürosu olarak gösterildiği, anılan karara ait iddianamenin uyap üzerinden incelenmesinde anlatılan olayın aynı sitenin 1. Katındaki işyerine ait olduğu ve sanıkların ikrarı ile de uyumlu olduğunun görüldüğü, yine UYAP üzerinden duruşma tutanaklarının incelenmesinden ise müşteki olarak beyanları alınan ...'in işyerinden iki kere hırsızlık olduğunu, ikincisinin aynı sitede bir üst kattaki nakliye şirketinin bürosundan olduğunu ve her iki yerin de kendisine ait olduğunu söylediğinin anlaşılması karşısında; sanığın aynı suçtan mükerrer yargılama ile hükümlülüğüne neden olunmaması için öncelikle UYAP üzerinden onanarak kesinleştiği anlaşılan dava dosyasının getirtilip incelenerek, her iki yerin de aynı kişilere ait olup olmadığının araştırılması, sanıkların ikrarının hangi eyleme yönelik olduğunun saptanması ve hırsızlık malını satın almak suçundan açılan davaların konusunun aynı olup olmadığının tereddüte yer bırakmayacak şekilde belirlenmesi sağlandıktan sonra sanığın hukuki durumun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca anılan kararların bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Kanun yararına bozma talebine dayanılarak düzenlenen tebliğnamedeki bozma isteği incelenen dosya kapsamına nazaran yerinde görüldüğünden Hatay 3. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 26.05.2009 tarih, 2007/268 Esas ve 2009/344 Karar sayılı kararının CMK'nın 309/3. maddesi gereğince kanun yararına BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yapılmasına, dosyanın gereği için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na TEVDİİNE, 18.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.