MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Hırsızlık suçundan sanık ... hakkında yapılan duruşma sonunda; 5237 sayılı TCK'nın 142/1-e, 143/1, 35, 53. maddeleri gereğince 1 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Sincan 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 27/05/2011 gün, 2010/383 Esas ve 2011/628 Karar sayılı kararının sanık ... tarafından temyizi üzerine,
Dairemizin 09.05.2016 gün, 2015/14900 Esas ve 2016/7004 Karar sayılı ilamı ile; 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi yollaması ile 1412 sayılı CMUK'nun 310/1. maddesinde öngörülen bir haftalık süre geçtikten sonra sanık ...'ın hükmü temyiz ettiği anlaşıldığından, anılan Yasa'nın 317. maddesi gereğince tebliğnameye uygun olarak temyiz isteminin REDDİNE şeklindeki kararına karşı, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 09.05.2017 tarih ve 2017/20989 sayılı yazıları ile Dairemizin, bahsi geçen temyiz isteminin reddi kararının kaldırılması ile sanık ...'ın temyiz istemi üzerine, hakkındaki mahkumiyet hükmünün esastan incelenmesine karar verilmesi yönünde Dairemiz Başkanlığına itiraz talebinde bulunulması üzerine, 6352 sayılı Yasa'nın 99 ve 101. maddeleri uyarınca itirazla ilgili yeniden değerlendirme yapılmak üzere dosya 15.06.2017 gününde Daireye gönderilmekle okundu.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Yokluğunda verilen kararın sanığa 09/10/2013 tarihinde tebliğ edildiği, temyiz süresinin son gününün 16/10/2013 tarihi olduğu, 16/10/2013 tarihinin kurban bayramının 2. günü olduğu ve 4 günlük kurban bayramının 18/10/2013 cuma günü sona erdiği, 19/10/2013 ve 20/10/2013 tarihlerinin cumartesi ve pazar günleri olarak hafta tatili olduğu ve ilk mesai gününün 21/10/2013 pazartesi olup, hükmün sanık tarafından 21/10/2013 tarihinde temyiz edildiği, 5271 sayılı CMK.nun 39/4. maddesi gözetildiğinde sanığın yokluğunda verilen kararın sanık tarafından yasal süresinde temyiz edildiğinin anlaşılması karşısında, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 09.05.2017 tarih ve 2017/20989 sayılı itiraz istemi yerinde görülmüş olduğundan İTİRAZIN KABULÜNE, Dairemizin 09.05.2016 gün, 2015/14900 Esas ve 2016/7004 Karar sayılı temyiz isteminin reddi kararının KALDIRILMASINA,
Sanık ...'ın temyiz talebinin süresinde olduğu kabul edilerek yeniden yapılan incelemede;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanık hakkında iddianamede 5237 sayılı TCK'nın 168. maddesinin uygulanması istendiği halde 5271 sayılı CMK'nın 226. maddesi uyarınca ek savunma hakkı verilmeden anılan madde uygulanmayarak savunma hakının kısıtlanması,
2-Kasten işlemiş olduğu suç için hapis cezasıyla mahkûmiyetin yasal sonucu olarak sanığın, 5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesinin (a), (c), (d), (e) bentlerinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkûm olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulması ve T.C. Anayasa Mahkemesi'nin, TCK'nın 53. maddesine ilişkin olan, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının, 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanmış olması nedeniyle iptal kararı doğrultusunda TCK'nın 53. maddesindeki hak yoksunluklarının yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'ın temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 15.06.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy