MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Sanığın mahkemeye bildirdiği adrese daha önceden usulüne uygun bir tebligat yapılmamış olması, kaldı ki dosya arasındaki infaz dosyasından sanığın 12.01.2008 tarihinde cezaevine girdiği ve Tebligat Kanunu'nun 35. maddesine göre tebligatın yapıldığı 15.10.2008 tarihinde de cezaevinde olması karşısında, 15.10.2008 tarihinde Tebligat Kanunu'nun 35. maddesine göre yapılan tebligatın geçersiz olduğu, dosyanın Yargıtay'a gönderilmesi sırasında gerek fiziki dosyada gerek UYAP'ta 13/10/2016 tarihli temyiz dilekçesinin bulunmadığı, ancak Yargıtay Başsavcılığı'nın tebliğnamesinin sanığa tebliği üzerine sanığın 20.02.2017 tarihli dilekçesine 13.10.2016 tarihli temyiz dilekçesini eklediğinin anlaşılması karşısında; sanığın temyizi süresinde kabul edilerek yapılan incelemede;
Suç tarihinde, sanığın eylemine uyan ve 5237 sayılı TCK'nın 142/1-b, 53. maddesinde tanımlanan cezanın türü ve üst sınırına göre, aynı Yasa'nın 66/1-e, 66/2,67/4. maddesinde öngörülen 12 yıllık kesintili zamanaşımının, suç tarihi olan 07.01.2004 gününden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'ün temyiz nedeni bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 10.07.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy