Hırsızlık suçundan meçhul şüpheli hakkında yapılan soruşturma evresi sonucunda Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'nca düzenlenen 24/01/2017 tarih ve 2017/7639 soruşturma, 2017/4729 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine dair Bakırköy 1. Sulh Ceza Hakimliği'nin 16/03/2017 tarih ve 2017/1487 değişik iş sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığı'nca verilen 13/06/2017 tarih ve 94660652-105-34-4750-2017-Kyb sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 19/06/2017 tarih ve 2017/38064 sayılı ihbarnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
MEZKUR İHBARNAMEDE:
5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet Savcısı'nın, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet Savcısı'nın 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet Savcısı'nın soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında,
Somut olayda, müştekinin kullanımında bulunan cep telefonunun çalındığından bahisle şikayetçi olması üzerine müştekinin soyut iddiasından başka yeterli ve inandırıcı delil elde edilemediğinden bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de; müştekiye ait imei numarası belirtilen bir telefonun nerede ve kim tarafından kullanıldığına ilişkin HTS raporlarının ilgili GSM şirketlerinden celbi ile atılı suça ilişkin maddi gerçeğin ortaya çıkarılmasına yarar delillerin etraflıca araştırılıp ortaya çıkacak uygun sonuç çerçevesinde bir karar vermek gerekirken, hiçbir delil araştırmasına girişmeksizin, eksik incelemeye dayalı verilen kovuşturmaya yer olmadığı kararına yapılan itirazın kabulü yerine reddine karar verilmesinde,
İsabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
DOSYA İNCELENEREK GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ;
İnceleme konusu dosyada Cumhuriyet Savcılığı'nca, müştekinin, cep telefonunun çalındığını belirterek şikayet dilekçesi sunmasından sonra müştekinin belirtmiş olduğu imei numarası üzerinden araştırma yapılarak suç tarihinde ve o tarihten sonra bahse konu cep telefonunun kullanılıp kullanılmadığının tespiti gerekirken herhangi bir soruşturma işlemi yapılmadan soyut gerekçelerle kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiğinin anlaşılması karşısında, kanunun öngördüğü şekilde soruşturma yapılmasının sağlanması için itiraz merciince itirazın kabulüne karar verilmesi gerekirken, reddine karar verilmesi nedeniyle kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden, Bakırköy 1. Sulh Ceza Hakimliği'nce kesin olarak verilen 16/03/2017 tarih ve 2017/1487 Değişik İş sayılı kararın, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309. maddesinin 3. fıkrası uyarınca BOZULMASINA, aynı maddenin 4. fıkra (a) bendi uyarınca sonraki işlemlerin itiraz merciince yerine getirilmesine, dosyanın mahalline gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na TEVDİİNE, 06/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy