Hırsızlık suçundan sanık ...'nın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 141/1, 143/1. ve 35/1-2. maddeleri gereğince 1 yıl 9 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına dair Bilecik Asliye Ceza Mahkemesi'nin 04/10/2012 tarih, 2012/89 Esas ve 2012/516 Karar sayılı kararının Yargıtay 17. Ceza Dairesi'nin 27/04/2016 tarih, 2015/13856 Esas ve 2016/6301 Karar sayılı ilâmı ile düzeltilerek onanarak kesinleşmesini müteakip kararın infazı aşamasında, Sinop Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılan 02/12/2016 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 34. maddesi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 253. maddesinde yapılan değişiklik doğrultusunda uzlaştırma hükümlerinden yararlanma talebinin kabulüne ilişkin Bilecik 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 05/12/2016 tarih, 2012/89 Esas ve 2012/516 Karar sayılı ek kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığı'nca verilen 15/06/2017 tarih ve 94660652-105-11-1375-2017-Kyb sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 30/06/2017 tarih ve 2017/39216 sayılı ihbarnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
MEZKUR İHBARNAMEDE:
Dosya kapsamına göre, Yargıtay 13. Ceza Dairesi'nin 12/12/2016 tarih, 2015/11838 Esas ve 2016/16331 Karar sayılı ilamında yer alan "Hükümden sonra 02/12/2016 tarihinde 29906 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendine eklenen alt bendler arasında yer alan ve 5237 sayılı TCK'nın 141. maddesinde tanımı yapılan hırsızlık suçunun da uzlaşma kapsamına alındığı anlaşılmakta ise de; hırsızlık suçunun gece vakti işlenmesi halinde eylemin nitelikli hırsızlık suçuna dönüşeceği ve eylemi uzlaşma kapsamı dışına çıkaracağı gözetilip yüklenen suçu gece vakti işlediği anlaşılan sanık hakkında uzlaşma hükümleri uygulanamayacağı", şeklindeki açıklamalar da nazara alındığında, somut olayda sanığın üzerine atılı 5237 sayılı Kanun’un 141. ve 143. maddelerinde düzenlenen gece vakti hırsızlık suçunun uzlaşma kapsamında kalmadığı gözetilmeksizin, talebin reddi yerine, yazılı şekilde kabulüne karar verilmesinde,
İsabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
DOSYA İNCELENEREK GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ;
Hükümlünün Bilecik Asliye Ceza Mahkemesi'nin 04/10/2012 tarih, 2012/89 Esas ve 2012/516 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 141/1, 143/1. ve 35/1-2. maddeleri gereğince 1 yıl 9 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanığın belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına karar verildiği, kararın sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 17. Ceza Dairesi'nin 27/04/2016 tarih, 2015/13856 Esas ve 2016/6301 Karar sayılı ilamı ile “Sanıkların müştekiye ait iş makinesinin deposunun kilidini kırarak mazot çalmaya teşebbüs etmeleri karşısında; eylemlerinin 5237 sayılı TCK'nın 142/1-b maddesine uyduğu gözetilmeyerek sanıklar hakkında TCK’nın 141/1. maddesinin uygulanması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.” eleştirisi ile düzeltilerek onanması suretiyle kesinleştiği, hükmün infazı sırasında Sinop Cumhuriyet Başsavcılığı İlamat ve İnfaz Bürosu'nun 05/12/2016 tarih ve 2015/1608 Taşra İlam sayılı yazısı ile hükümlünün işlemiş olduğu suçun 02/12/2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 34. maddesi ile uzlaştırma kapsamına alınması karşısında ilamın infazına devam edilip edilmeyeceği yönünde ek karar verilmesinin talep edildiği, yerel mahkemenin 05/12/2016 tarih, 2012/89 Esas ve 2012/516 Karar sayılı ek kararı ile hükümlünün üzerine atılı suçun uzlaşma kapsamına alınarak hükümlü lehine yapılan düzenleme dikkate alınarak uzlaştırma işlemlerinin tatbiki amacıyla hükümlü hakkındaki kesinleşen mahkememiz mahkumiyet ilamının infazının durdurulmasına, kovuşturma dosyasının uzlaştırma bürosuna gönderilmesine karar verildiği anlaşılmıştır.
Her ne kadar hükümden sonra 02/12/2016 tarihinde 29906 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendine eklenen alt bendler arasında yer alan ve 5237 sayılı TCK'nın 141. maddesinde tanımı yapılan hırsızlık suçunun da uzlaşma kapsamına alındığı anlaşılmakta ise de; atıfet kuralı uyarınca Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 04.03.2008 gün, 2008/6-47 Esas ve 2008/43 Karar sayılı kararı ışığında, hükümlünün yanılgılı uygulama nedeniyle ortaya çıkacak sonuçtan ikinci kez yararlandırılmasının hakkaniyete aykırı sonuçlar doğmasına, adalet ve eşitlik ilkelerinin sakatlanmasına yol açacağı,
Yine hırsızlık suçunun gece vakti işlenmesi halinde, eylemin nitelikli hırsızlık suçuna dönüşeceği ve eylemi uzlaşma kapsamı dışına çıkaracağı, zira belirli nitelikteki suçların 5271 sayılı CMK'nın 253/1-b maddesinde bendler halinde sınırlayıcı sayma yöntemi ile sayıldığı ve istisnai olarak düzenlendiği, istisnai olarak düzenlenen hükümlerin dar yorumlanması gerektiğinin yorumun temel kurallarından biri olduğu, yorum yaparken yasa koyucunun kullanmış olduğu her sözcük ve yapmış olduğu düzenlemenin özel bir amacı ve anlamı olduğu ve hükmün buna göre yorumlanması gerektiği gözetilip yüklenen suçu gece vakti işlediği anlaşılan sanık hakkında uzlaşma hükümleri uygulanamayacağı" gözetilmeksizin, talebin reddi yerine, yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi nedeniyle kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden, Bilecik 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 05/12/2016 tarih, 2012/89 Esas ve 2012/516 sayılı ek kararının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309. maddesinin 3. fıkrası uyarınca BOZULMASINA, aynı maddenin 4. fıkra (a) bendi uyarınca sonraki işlemlerin mahkemesince yerine getirilmesine, dosyanın mahalline gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na TEVDİİNE, 06/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.