Hırsızlık suçundan sanık ...’ün, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 493/1, 523 ve 59/2. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanun’un 6. maddesi uyarınca ertelenmesine dair Aliağa Asliye Ceza Mahkemesi'nin 10/04/1997 tarih, 1997/32-62 sayılı kararının infazını müteakip, hükümlünün 14/03/2016 tarihli dilekçesi ile yaptığı adli sicil arşiv kaydının silinmesine ilişkin talebinin Adli Sicil İstatistik Genel Müdürlüğü tarafından değerlendirilmesi gerektiğinden bahisle reddine dair aynı Mahkeme'nin 17/03/2015 tarihli ve 2016/48 değişik iş sayılı kararına yönelik itirazın reddine ilişkin merci Karşıyaka 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 20/04/2016 tarih, 2016/975 değişik iş sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığı'nca verilen 16/06/2017 tarih ve 94660652-105-35-3039-2017-Kyb sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 28/06/2017 tarih ve 2017/39593 sayılı ihbarnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
MEZKUR İHBARNAMEDE:
Dosya kapsamına göre, yasaklanmış hakların geri verilmesi, belli bir suç veya cezaya mahkûmiyete bağlı olarak gerek Türk Ceza Kanunu’nda, gerekse diğer kanunlarda öngörülen çeşitli hak yoksunluklarının kaldırılmasını sağlayan hukuki bir düzenleme olup, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 121. ve 124. maddeleri ile 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usul Kanunu’nun 416 ve 420. maddelerinde yer alan "yasaklanmış hakların geri verilmesi" kurumuna, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nda ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nda yer verilmediği, 19/12/2006 tarihinde yürürlüğe giren ve 5560 sayılı Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun'un 38. maddesiyle 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu’na 13/A maddesi eklenmek suretiyle tekrar düzenlendiği, bu düzenleme ile ceza mahkûmiyetinden doğan müebbet hak yoksunluklarının giderilmesi amaçlandığı, 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu’na eklenen 13/A maddesinde, 5237 sayılı Kanun dışındaki kanunların belli bir suçtan dolayı veya belli bir cezaya mahkûmiyete bağladığı hak yoksunluklarının giderilebilmesi için, yasaklanmış hakların geri verilmesi yoluna gidilebileceği, bunun için, anılan Kanun'un 53. maddesinin beşinci ve altıncı fıkraları saklı kalmak kaydıyla, mahkûm olunan cezanın infazının tamamlandığı tarihten itibaren üç yıllık bir sürenin geçmiş olması gerektiğinin belirtildiği, yasaklanmış hakların geri verilmesi için cezanın infaz edilmiş olması ve kişinin infazın tamamlanmasından itibaren üç yıllık süre içerisinde yeni bir suç işlememesi ve hayatını iyi halli olarak sürdürdüğü hususunda mahkemede bir kanaatin oluşması gerekeceği, bu nedenle, mahkûm olduğu erteli hapis cezası 09/11/1995 tarihinde kesinleşen hükümlünün talebinin yukarıda izah edilen 5352 sayılı Kanunu’na eklenen 13/A maddesi kapsamındaki yasaklanmış haklarının iadesi niteliğinde olup, mahkemece bu yönde araştırma yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde,
İsabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
DOSYA İNCELENEREK GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ;
Yerel mahkemenin 10/04/1997 gün ve 1997/32-62 sayılı kararı ile 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 493/1, 523 ve 59/2. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanun’un 6. maddesi uyarınca ertelenme suretiyle mahkûmiyetine karar verilen ve adli sicil kaydı silinerek, mahkûmiyet kaydı arşive alınan hükümlü ...'ün 14/03/2016 havale tarihli dilekçesi ile Aliağa Asliye Ceza Mahkemesi'nin 10/04/1997 gün ve 1997/32-62 sayılı kararı ile hükmedilen ceza nedeni ile adli sicil arşiv kaydının silinmesi isteminde bulunduğu halde, Aliağa 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 17/03/2015 tarih ve 2016/48 Değişik İş sayılı kararı ile “hükümlü hakkında 765 sayılı TCK'nın 31. maddesinde düzenlenen Kamu Haklarından Yasaklılığa karar verilmediği, bu nedenle sanığın memnu hakkı bulunmadığı, arşiv bilgilerinin silinmesi hususundaki değerlendirme yapma ve karar verme görev ve yetkisinin Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğü'ne ait olduğu” gerekçesiyle talebin reddine karar verildiği, bu karara yönelik hükümlü vekilinin itirazı üzerine de Karşıyaka 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 20/04/2016 tarihli ve 2016/975 değişik iş sayılı kararı ile itirazın reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
Yasaklanmış hakların geri verilmesi, belli bir suç veya cezaya mahkûmiyete bağlı olarak gerek Ceza Kanunu’nda, gerekse diğer kanunlarda öngörülen çeşitli hak yoksunluklarının kaldırılmasını sağlayan hukuki bir düzenleme olup, 765 sayılı TCK’nın 121 ve 124. maddeleri ile 1412 sayılı CMUK’nun 416. ve 420. maddelerinde yer alan "yasaklanmış hakların geri verilmesi" kurumuna, 5237 sayılı TCK'da ve 5271 sayılı CMK'da yer verilmemiş, 19.12.2006 tarihinde yürürlüğe giren ve 5560 sayılı Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun'un 38. maddesiyle 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu’na 13/A maddesi eklenmek suretiyle tekrar düzenlenmiştir. Bu düzenleme ile ceza mahkûmiyetinden doğan müebbet hak yoksunluklarının giderilmesi amaçlanmıştır.
Hak yoksunluğu kavramına, adli sicil sorgulama sonucunda kayıt bulunması hali de dahil olduğunda kuşku bulunmamaktadır.
5352 sayılı Adli Sicil Kanunu’na eklenen 13/A maddesinde, 5237 sayılı TCK dışındaki kanunların belli bir suçtan dolayı veya belli bir cezaya mahkûmiyete bağladığı hak yoksunluklarının giderilebilmesi için, yasaklanmış hakların geri verilmesi yoluna gidilebileceği, bunun için, Türk Ceza Kanunu'nun 53. maddesinin beşinci ve altıncı fıkraları saklı kalmak kaydıyla, mahkûm olunan cezanın infazının tamamlandığı tarihten itibaren üç yıllık bir sürenin geçmiş olması gerektiği belirtilmektedir. Yasaklanmış hakların geri verilmesi için cezanın infaz edilmiş olması ve kişinin infazın tamamlanmasından itibaren üç yıllık süre içerisinde yeni bir suç işlememesi ve hayatını iyi halli olarak sürdürdüğü hususunda mahkemede bir kanaatin oluşması gerekecektir.
Bu itibarla, mahkûm olduğu hapis cezası infaz edilmiş olan hükümlünün talebinin yukarıda izah edilen 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu’na eklenen 13/A maddesi kapsamındaki yasaklanmış haklarının iadesi niteliğinde olup, mahkemece talebin kabulü ile bu yönde araştırma yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğinden itiraz merciince itirazın kabulüne karar verilmesi gerekirken, reddine karar verilmesi nedeniyle kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden, Karşıyaka 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nce kesin olarak verilen 20/04/2016 tarih ve 2016/975 Değişik İş sayılı kararın, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309. maddesinin 3. fıkrası uyarınca BOZULMASINA, aynı maddenin 4. fıkra (a) bendi uyarınca sonraki işlemlerin itiraz merciince yerine getirilmesine, dosyanın mahalline gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na TEVDİİNE, 06/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy