MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
21.05.2013 tarih, 2012/13 Esas ve 2013/1543 Karar sayılı Ceza Genel Kurulu kararı uyarınca; zincirleme suç nedeniyle verilecek cezanın, zincirleme suçlardan ayrı ayrı hüküm kurulduğunda belirlenen cezalarından az, toplamlarından ise fazla olamayacağının anlaşılması karşısında; Bozmadan sonra sanık hakkında kurulan hükümde, sonuç ceza bakımından zincirleme suçların toplamından daha az cezaya karar verildiğinin anlaşılması karşısında; tebliğnamedeki sanık hakkında fazla ceza tayin edildiğinden dolayı bozma isteyen görüşe iştirak olunmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, uyulan bozmaya, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçların sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-21.05.2013 tarih, 2012/13 Esas ve 2013/1543 Karar sayılı Ceza Genel Kurulu kararı uyarınca; Zincirleme suç durumunda, zincirleme suçu oluşturan suçlardan en ağır sonuç doğuran suçun esas alınacağı ve sonra TCK'nın 61. maddesindeki sıra gözetilerek 43. madde gereğince cezanın artırılacağı, ancak, zincirleme suç nedeniyle verilecek cezanın, zincirleme suçlardan ayrı ayrı hüküm kurulduğunda belirlenen cezalarından az, toplamlarından ise fazla olamayacağının anlaşılması karşısında; Yargıtay 17. Ceza Dairesi'nin 14/06/2016 tarih, 2016/8850 Karar sayılı bozma ilamı ile sanığın 06/01/2012 tarihli hırsızlık eyleminin tamamlandığı, 07/01/2012 tarihli eyleminin ise teşebbüs aşamasında kaldığının belirtilmesi karşısında; sanık hakkında TCK'nın 35/2. maddesinin uygulanması suretiyle TCK'nın 44. maddesine aykırı davranılması,
2-Somut olayda tamamlanan ve ağır sonuç doğuran suçun gündüz vakti işlendiğinin anlaşılması karşısında, hükümde TCK'nın 143. maddesinin uygulanması suretiyle hatalı uygulama yapılması,
3-5237 sayılı TCK'nın 143/1. maddesinin 35. maddesinden önce uygulanması suretiyle aynı Kanun'un 61. maddesine aykırı davranılması
4-T.C. Anayasa Mahkemesi'nin, TCK'nın 53. maddesine ilişkin olan, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının, 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanmış olması nedeniyle iptal kararı doğrultusunda TCK'nın 53. maddesindeki hak yoksunluklarının yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedeni bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, aleyhe temyiz bulunmadığından CMUK'nun 326/son maddesi gereğince sonuç ceza bakımından kazanılmış hakkın saklı tutulmasına, 27.03.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.