Hırsızlık suçundan sanık ...'nün, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/2-b, 31/3 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair İstanbul 7. Çocuk Mahkemesinin 05/04/2016 tarih, 2015/763 Esas ve 2016/131 karar sayılı kararı aleyhine Adalet Bakanlığı'nın 03/07/2017 tarih ve 94660652-105-34-10311-2016-Kyb sayılı Kanun Yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 18/07/2017 tarih ve 2017/43323 sayılı ihbarnamesiyle Dairemize gönderilmekle incelendi:
MEZKUR İHBARNAMEDE:
1-Dosya kapsamına göre, müştekinin suç nedeniyle doğan zararının sanık tarafından soruşturma aşamasında giderildiğinin anlaşılması karşısında, 5237 sayılı Kanun'un 168/1. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerine göre sanık hakkında tayin olunan cezadan indirim yapılması gerektiği gözetilmeden, fazla ceza tayin olunmasında,
2- Sanığın mağdura ait 20,00 TL'sini çalmaktan ibaret olayda, suçun işleniş şekli ve özellikleri itibariyle ceza vermekten vazgeçilemeyecek ise de, hırsızlık konusunu oluşturan malın değerinin az olması nedeni ile 5237 sayılı Kanun’un 145. maddesi gereğince verilen cezadan indirim yapılması gerektiği gözetilmeden, fazla ceza tayin olunmasında, isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca anılan kararların bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Yargıtay Kanunu 14. maddesi ile Yargıtay Birinci Başkanlık Kurulu'nun 19.01.2015 gün ve 2015/8 sayılı kararına göre, incelemenin daha önce Yüksek Yargıtay 13. Ceza Dairesinin 09.11.2015 tarih, 2014/33347 Esas ve 2015/17396 Karar sayılı kararı ile yapılıp ve dosyanın incelemeyi yapan dairece neticelendirilmesi gerektiği gözetilerek, Dairemizin GÖREVSİZLİĞİNE, dosyanın ilgili daireye GÖNDERİLMESİNE, 14.09.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.