TALEP EDEN :Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
HÜKÜM : Mahkumiyet
SUÇ : Konut dokunulmazlığının ihlali
Konut dokunulmazlığının ihlali suçundan yapılan yargılama sonucunda; sanık ... hakkında, 5237 sayılı TCK’nın 116/1, 119/1-c, 62, 50. maddeleri gereğince 6.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Karabük 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 17/02/2015 tarih, 2014/295 Esas ve 2015/85 Karar sayılı kararının sanık ... müdafinin temyizi üzerine;
Yargıtay 17. Ceza Dairesi'nin 12/04/2017 tarih, 2016/16582 Esas ve 2017/4360 Karar sayılı kararıyla;
Sanık ... hakkında konut dokunulmazlığının ihlali suçuna yönelik kurulan hükme ilişkin temyiz isteminin incelenmesinde;
Sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 116/1. maddesine göre belirlenen 6 ay hapis cezasının aynı Kanun'un 119/1-c maddesi ile bir kat artırılması sonucu cezanın 12 ay yerine 1 yıl olarak yazılması, sonuç cezanın doğru belirlenmesi nedeni ile bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz nedenleri de yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Ankara 21. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2013/593 Esas, 2014/5 Karar sayılı ilamından dolayı sanığın mükerrir olduğu belirtilmiş ise de, anılan ilamda hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlali suçları kapsamında birden fazla mahkumiyet hükmü bulunduğundan, 5275 sayılı Kanun'un 108/2. maddesi uyarınca daha ağır cezayı içeren hırsızlık suçundan verilen mahkumiyet hükmünden dolayı sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
2-İştirak halinde suç işleyen sanıktan neden olduğu yargılama giderlerinin “payı oranında” yerine, “eşit olarak” alınmasına hükmedilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 326/2. maddesine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi aracılığıyla
CMUK’nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında TCK'nın
58. maddesinin uygulanmasıyla ilgili olan kısımların hüküm fıkralarından çıkartılarak, yerine “Ankara 21. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2013/593 Esas, 2014/5 Karar sayılı ilamı ile hırsızlık suçundan verilen 6 ay hapis cezasından dolayı 5237 sayılı TCK'nın 58. maddesinin 6. ve 7. fıkraları uyarınca sanık hakkında hükmolunan cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına” cümlesinin yazılması; hüküm fıkrasından yargılama giderlerine ilişkin kısım çıkartılarak yerine “Sebebiyet verdiği yargılama giderinin sanıktan payı oranında alınarak hazineye gelir kaydına” cümlesinin yazılması suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA" karar verilmiştir.
İTİRAZ NEDENLERİ:
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 11.10.2017 tarih ve 2017/43329 sayılı yazısı ile;
ANLATIM VE TALEP:
Karabük 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 17/02/2015 gün, 2014/295 Esas ve 2015/Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında konut dokunulmazlığının ihlali suçundan kurulan hükümde TCK 116/1, 119/1-c, 50/1-a, 52, maddeleri uyarınca netice olarak 6.000,00 TL adli para cezasına hükmedildiği ve bu nedenle TCK'nın 58. maddesinin uygulanmadığı, Yargıtay 17. Ceza Dairesi'nin 12/04/2017 gün, 2016/16582 Esas ve 2017/4360 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında TCK'nın 58. maddesinin uygulanmasıyla ilgili olan kısımların hüküm fıkralarından çıkartılarak, yerine “Ankara 21. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2013/593 Esas, 2014/5 Karar sayılı ilamı ile hırsızlık suçundan verilen 6 ay hapis cezasından dolayı 5237 sayılı TCK'nın 58. maddesinin 6. ve 7. fıkraları uyarınca sanık hakkında hükmolunan cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına” cümlesinin yazılması suretiyle, konut dokunulmazlığının ihlali suçuna ilişkin hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA karar verilmiştir.
İTİRAZ NEDENLERİ:
TCK'nın 50/5. maddesinde; "uygulamada asıl mahkumiyet, bu madde hükümlerine göre çevrilen para cezası veya tedbirdir" denilmektedir. TCK'nın 58. maddesinde ise tekerrür hükmünün uygulanması koşulları açıklanmıştır. Anılan 58. maddenin düzenleniş biçiminde hapis ve adli para cezası ayrımı yapılmamış olmakla birlikte, 6.fıkra uyarınca cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ilişkin hükmün infaz biçimini düzenleyen 5275 sayılı Yasa'nın 108. maddesinde, bu infaz şeklinin yalnızca hapis cezalarına ilişkin bulunduğunun anlaşılması ve aynı Yasanın adli para cezalarının infaz yöntemini gösteren 106. maddesinde de mükerrirlikle ilgili bir düzenlemeye yer verilmediği görülmektedir. Bu nedenle, mahkemece hükmolunan adli para cezası nedeniyle mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanamayacağı, binaenaleyh mahkemesince sanık hakkında anılan suça ilişkin TCK'nın 58. maddesinin uygulanmadığı ve aleyhe temyiz talebide bulunmadığı nazara alındığında CMK 326/son maddesi uyarınca da anılan tekerrür hükmünün uygulanamayacağı belirtilmiştir.
SONUÇ VE İSTEM: Açıklanan gerekçelerle;
Yargıtay 17. Ceza Dairesi'nin 12/04/2017 gün, 2016/16582 Esas ve 2017/4360 Karar sayılı kararındaki, konut dokunulmazlığının ihlali suçuna ilişkin sanık hakkındaki TCK'nın 58. maddesininin uygulanmasıyla ilgili olan kısmın çıkarılması suretiyle karar verilmesi, itirazen arz ve talep olunur." şeklinde istemde bulunulması üzerine dosya dairemize gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü;
İTİRAZIN KAPSAMI;
Sanık ... hakkında konut dokunulmazlığının ihlali suçundan sonuç ceza olarak adli para cezasının verildiği, 5237 sayılı TCK'nın 58. maddesinin mahkemece uygulanmadığı, bu nedenle Dairemizin bu suça ilişkin anılan maddeden yapılan düzeltilerek onama kararının kaldırılması talep edilmiştir.
KARAR;
5237 sayılı TCK'nın 58/6. maddesinde tekerrür halinde hükmolunan cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirileceği ve ayrıca mükerrirler hakkında cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanacağı öngörülmektedir. Aynı Yasa'nın 7. fıkrası uyarınca da hükümlülük kararında bu durumun belirtilmesi gerekmektedir.
Mükerrirlere özgü infaz rejimi ve denetimli serbestlik tedbirlerinin yer aldığı 5275 sayılı Kanun'un 108. maddesinde ise yalnızca mükerrirler hakkında tayin olunan özgürlüğü bağlayıcı ceza olan hapis cezalarının ne şekilde infaz edileceği belirtilmiş olup, bu maddede adli para cezasının infazı konusunda her hangi bir düzenleme bulunmamaktadır.
5275 sayılı Kanun'un 106. maddesine adli para cezasının infazı düzenlenmiş olup, bu maddede mükerrirler hakkında hükmolunan “adli para cezasının” infazına ilişkin bir düzenlemeye yer verilmemiştir.
Bu durumda, 5237 sayılı Kanun'un 58, 5275 sayılı Kanun'un 106 ve 108. maddeleri birlikte değerlendirildiğinde, sanık hakkında adli para cezasına hükmedildiği için, hükümlülük kararında, mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanacağının belirtilemeyeceği sonucu ortaya çıkmaktadır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle sanık hakkında hükmolunan cezanın niteliği itibariyle 5237 sayılı Kanun'un 58. maddesinin 6. fıkrası uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanacağına karar verilemeyeceği anlaşılmıştır.
Bu nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 11.10.2017 tarih ve 2017/43329 sayılı itiraz istemi yerinde görülmüş olduğundan İTİRAZIN KABULÜNE, Yargıtay 17. Ceza Dairesi'nin 12/04/2017 gün, 2016/16582 Esas ve 2017/4360 sayılı ilamı sanık ...'nun konut dokunulmazlığının ihlali suçundan kurulan 5237 sayılı TCK'nın 58. maddesinden yapılan düzelterek onama kararının KALDIRILMASINA,
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz nedenleri de yerinde görülmemiştir.
Ancak;
İştirak halinde suç işleyen sanıktan neden olduğu yargılama giderlerinin “payı oranında” yerine, “eşit olarak” alınmasına hükmedilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 326/2. maddesine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi aracılığıyla CMUK’nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında hüküm fıkrasından “yargılama giderlerine” ilişkin kısım çıkartılarak yerine “Sebebiyet verdiği yargılama giderinin sanıktan payı oranında alınarak hazineye gelir kaydına” cümlesinin yazılması suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 06.11.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.