MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Karşılıksız yararlanma
HÜKÜM: Ceza verilmesine yer olmadığına
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Katılma istemi karara bağlanmayan şikayetçi kurum vekilinin 5271 sayılı CMK'nın 260. maddesinin 1. fıkrası uyarınca hükmü temyize hakkı bulunduğu anlaşılmakla; dilekçe ile usulüne uygun olarak yaptığı katılma istemi hakkında mahkemece olumlu ya da olumsuz bir karar verilmeyen ve suçtan zarar gördüğü açıkça anlaşılan şikayetçi kurum vekilinin katılma isteminin 5271 sayılı CMK'nın 237. maddesinin 2. fıkrası uyarınca kabulüne karar verilerek yapılan incelemede;
Karşılıksız yararlanma suçu bakımından özel bir etkin pişmanlık düzenlemesi olan 5237 Sayılı TCK'nın 168/5. maddesi gereğince ve kanun koyucunun amacı doğrultusunda katılan kurumun uğradığı zararı, suç tutanağı ile belirlenmiş veya belirlenecek olan vergili ve cezasız tutarı, ödemesi halinde hakkında kamu davası açılamayacağı hususu, ödeme süresi ve yeri soruşturma merciince sanığa bildirilmeden, bildirime ilişkin belge denetime esas şekilde dosyaya konmadan, sanığa dava açılmasını engelleme imkanı tanınmadan açılan kamu davasında; sanık zararı soruşturma aşamasında taksitlendirmiş ve ödemeye başlamışsa; ödeme iradesini ortaya koyduğu için tamamı soruşturma ödenmemiş olsa bile yine düşme kararı verilmelidir. Bu nedenle tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmeyecek yapılan incelemede;
Sanık tarafından, soruşturma ve kovuşturma aşamasında yasal ihtar olmaksızın taksitlendirilen kurum zararının tamamının ödendiğinin anlaşılması karşısında, 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca kovuşturma koşulu gerçekleşmediğinden, düşme kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde ceza verilmesine yer olmadığına kararı verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan DEDAŞ vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün açıklanan nedenle tebliğnamaye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı CMUK'nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının 5237 sayılı TCK'nın 168/5. ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi gereğince DÜŞÜRÜLMESİNE, karar kesinleştiğinde bir suretinin Adli Sicil Kanunu'nun 6/2. maddesi uyarınca mahsus siciline kaydı için Adalet Bakanlığı Adlî Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğü'ne yerel mahkemesince GÖNDERİLMESİNE, 07.11.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.