MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Karşılıksız yararlanma
HÜKÜM : Temyiz isteminin reddine
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Dosya içeriğine ve gerekçeye göre, müşteki vekilinin temyiz nedenleri yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, usul ve kanuna uygun bulunan 09/09/2016 tarih, 2016/188 Esas ve 2016/256 Karar sayılı temyiz talebinin reddine ilişkin ek kararın tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA, 08.05.2017 tarihinde Sayın ... ve ...'nun kanun yolu başvurusuna konu kararın karar tarihi itibarıyla kanun yolu başvurusunun BAM tarafından incelenmesi gerektiği yolundaki karşı oyları ve oyçokluğuyla karar verildi.
MUHALEFET ŞERHİ
Kanun yoluna başvurulan karar Kozluk Asliye Ceza Mahkemesi'nin 09/09/2016 tarih, 2016/204 Esas ve 2016/261 Karar sayılı ek kararı olup, karşılıksız yararlanma suçundan daha önce verilen kararın süresinde temyiz edilmemesi nedeniyle Temyiz İsteminin Reddine dair verilen kararın denetlenmesidir.
Dairemizce sayın çoğunluk görüşü;
Her ne kadar Ek karar Bölge Adliye Mahkemelerinin göreve başlamasından sonra verilmiş bir karar olup istinafa tabi olması gerekmekte ise de asıl karara ait kanun yolu merciinin Yargıtay olması nedeniyle bu tür kararlara da Yargıtayca bakılabileceği ve bakılması gerektiği yönündedir.
Aşağıda belirttiğimiz görüş ve gerekçelerle sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyoruz.
Şöyle ki;
Türkiye Cumhuriyet Anayasası’nın 142. maddesinde;
“Mahkemelerin kuruluşu, görev ve yetkileri, işleyişi ve yargılama usulleri kanunla düzenlenir.” hükmü,
Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 3. maddesinde ise: “Mahkemelerin görevleri kanunla belirlenir.” hükmü yer almaktadır.
Bilindiği gibi Usûl hukuku düzenlemeleri kural olarak yürürlüğe girdiği tarihten itibaren uygulanması gereken kurallardandır. Ancak, zaman zaman uygulamadan kaynaklanan sorunların önüne geçmek için, farklı düzenlemeler yapılabilmektedir. Yeni kanun yolu olan istinaf bakımından da özel bir düzenleme yapılmış bulunmaktadır.
Önce HUMK’nda kanun yoluna ilişkin değişiklik yapan 5236 sayılı Kanunla bu konuda geçici bir madde eklenmiş, bu geçici madde de 5348 sayılı Kanunla tekrar değiştirilmiştir. Dolayısıyla yeni kanun yolu sisteminin uygulanma zamanı ile ilgili olarak 5348 sayılı Kanundaki düzenlemenin esas alınması gerekmektedir. 5348 sayılı Kanun’un 1. maddesi, 5236 sayılı Kanunla eklenen geçici 1. maddeyi, geçici 2. madde olarak düzenlemiştir.
Buna göre:
“Bölge adliye mahkemelerinin, 26.9.2004 tarihli ve 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun'un geçici 2. maddesi uyarınca Resmî Gazete'de ilân edilecek göreve başlama tarihinden önce aleyhine temyiz yoluna başvurulmuş olan kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 26.9.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki 427 ilâ 454. madde hükümlerinin uygulanmasına devam olunur”.
Hükmü mevcuttur.
07.11.2015 tarihli Resmi Gazete: 29525 Adalet Bakanlığından;
“5235 sayılı Adli Yargı ilk derece mahkemeleri ile, Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş Görev ve Yetkileri Hakkındaki Kanun'un 25 ve 2 nci maddeleri uyarınca kurulan ve yargı çevreleri belirlenen Bölge Adliye Mahkemelerinin 20/07/2016 tarihinde göreve başlayacağı” belirtilmiştir.
Bu düzenlemeden çıkan sonuç şudur: Bölge Adliye Mahkemelerinin göreve başlama tarihinden önce, ilk derece mahkemelerinin temyiz yoluna başvurulan kararları hakkında, bu kararlar kesinleşinceye kadar, eski kanun yolu sistemine ilişkin kurallar uygulanacaktır, (yani HUMK’un değişiklikten önceki 427 ilâ 454. maddeleri). Yani, henüz bölge adliye mahkemeleri göreve başlamadan önce bir karar verilmiş ve bu karar için önceki hükümlere göre temyiz yoluna başvurulmuşsa, artık bölge adliye mahkemelerinin kurulmasından sonra da, eski kanun yolu sistemi, bu karar kesinleşinceye kadar geçerli olacaktır. Ancak, ilk derece mahkemesi, bölge adliye mahkemelerinin göreve başlama tarihinden sonra bir karar vermiş veya bu tarihten sonra ilk defa kanun yoluna başvurulacaksa, o zaman yeni kanun yolu sistemine ilişkin hükümler uygulama alanı bulacaktır. Buna göre 19.07.2016 tarihine kadar -bu tarih dahil- kanun yoluna ilk kez başvurulması halinde temyiz yasa yolu; 20.07.2016 tarihi ve sonrasında kanun yoluna ilk kez başvurulması halinde istinaf yasa yolu hükümleri uygulanacaktır.
Belirtilen nedenlerle yukarıda belirtilen kanun hükümleri içerisinde istinafa ilişkin kanun yolu bakımından yürürlüğe konulan hükümler herhangi bir istisnai hüküm içermemekte, istinaf temyiz yolunun yürürlüğe giriş tarihinin 20.07.2016 olduğu açıkça belirtilmiştir.
Asıl karar konusunda temyiz yoluna gidilmemesi halinde bilahare (20.07.2016) tarihinden sonra kanun yoluna başvurulması halinde asıl karara ilişkin kanun yolunun geçerli olacağına ilişkin uygulamalar kanunun metninde ve ruhunda yer almayan zorlama bir yorum ve uygulama olacaktır. Nitekim Yüksek Yargıtay 14. Ceza Dairesi 05/04/2017 tarih, 2017/1843 Esas ve 2017/1862 Karar sayılı kararında "... 5271 sayılı CMK'nın 323/1 maddesi gereğince yargılamanın yenilenmesi isteminin esastan reddiyle mahkemece verilen 13/03/2014 günlü Ek kararın, Bölge Adliye Mahkemelerinin faaliyete geçtiği 20/07/2016 tarihinden sonra verilmesi nedeniyle istinaf kanun yoluna tabi olduğu ve 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 8/1. maddesindeki 20/07/2016 tarihinden önce ilk derece mahkemelerince verilen hükümlerin temyiz incelemesinde bozulması üzerinde mahkemesince yapılacak yargılama sonucunda kurulacak ikinci hükümlerinde temyiz incelemesine tabi olacağı yönündeki düzenleme gözetildiğinde anılan Ek Kararın 8. madde
kapsamına girmediği anlaşıldığından esası incelenmeyen dosyanın Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesi için mahkemesine iadesine" şeklinde görüşümüzü destekleyen içtihatta bulunmuştur.
Belirtilen nedenlerle 20/07/2016 tarihinden sonra verilen bu tür kararların istinaf mahkemeleri tarafından denetlenmesi gerektiği düşüncesiyle çoğunluk görüşüne katılmıyoruz.
Full & Egal Universal Law Academy