MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlali
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel mahkemece sanık hakkında hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlali suçlarından verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararların niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
1) Sanığın kovuşturma aşamasındaki savunmasında atılı suçları işlemediği, soruşturma aşamasındaki ifadelerin kendisi tarafından verilmediği, hakkında kamu davası açıldığından kovuşturma aşamasında haberdar olduğunu ve kendi kimliğini akrabası olan ... isimli şahsın kullanmış olabileceğini belirttiği, bu doğrultuda sanığın gerekçeli kararı tebliğ alırken tebligat evrakına attığı imza ve yine temyiz dilekçesindeki imzası ile soruşturma aşamasındaki ifadelerin altındaki imzaların birbirine uymadığı, tüm bunlara rağmen mahkemece bu hususta herhangi bir araştırma yapılmadığı anlaşılmakla; sanığın belirttiği ... isimli şahsın tanık sıfatıyla mahkemede dinlenilmesi ve olay yerinde bulunarak hırsızlık yapan şahısları gören tanık ...’e ve hırsızlığa konu buzağılarla birlikte sanıkları yakalayan, yakalama tutanağı altında imzası bulunan jandarma personellerine mümkün olması halinde sanığın duruşma sırasında gösterilmesi ve yüzleştirme işlemi yapılması, bunun mümkün olmaması halinde ise, sanığın teşhise elverişli tam boy fotoğrafları bahsi geçen tanıklara gösterilerek sanığın olay sırasında eylemi gerçekleştirenler veya yakalananlar arasında olup olmadığının sorulması, yakalanan şahısların yakalama esnasında parmak izleri alınmış ise, sanıktan alınacak parmak izleri ile karşılaştırılmasıyla sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken bu hususlar yerine getirilmeyerek eksik kovuşturma ile yazılı şekilde üzerine atılı hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlali suçlarından mahkumiyetine karar verilmesi
Kabule göre de;
2) Sanık hakkında, hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlali suçlarından verilen hapis cezası hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilirken, 5271 sayılı CMK'nun 231. maddesinde sayılan nesnel ve öznel koşulların değerlendirilip buna ilişkin gerekçelerin gösterilmesi gerektiği, sanığın adli sicil kaydında daha önce kasıtlı suçtan mahkumiyetinin bulunmadığı, adli sicil kaydındaki bilginin hükmün açıklanmasına ilişkin olduğu ve atılı suçun 18/06/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 72. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nun 231/8. maddesinin yürürlüğe girmesinden önce işlendiği, dolayısıyla hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verebilmek için aranan 5271 sayılı CMK'nun 231/6-a maddesinde gösterilen "Kasıtlı suçtan mahkum olmama" nesnel koşulunun bulunduğu, hırsızlık suçuna ilişkin olarak suça konu hayvanların sanıklarla birlikte yakalanarak katılana iade edilmesi sebebiyle herhangi bir zarar meydana gelmediği, konut dokunulmazlığının ihlali suçunun da zarar doğurmayan suçlardan olduğu, sanık hakkında 5271 sayılı CMK'nun 231. maddesinin 6. fıkrasının (b) bendinde belirtilen, ''Bir daha suç işlemeyeceği hususunda mahkememizce olumlu kanaat hasıl olduğundan'' öznel koşulunun da hükmolunan cezanın ertelenmesi gerekçesinde gerçekleştiğinin açıklanmış olması karşısında, sanık hakkında "Hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı bulunduğundan'' biçimindeki yasal ve yeterli olmayan gerekçe ile hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlali suçlarından hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
3) Atılı suçlardan neticeten hükmedilen hapis cezalarının 5237 sayılı TCK'nun 51. maddesi uyarınca ertelenmesine karar verildiği, aynı Yasa'nın 53/3. maddesinde yer alan "mahkum olduğu hapis cezası ertelenen veya koşullu salıverilen hükümlünün kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yukarıdaki fıkralar hükümleri uygulanmaz." hükmüne göre uzun süreli hapis cezası ertelenenler hakkında, sadece kendi altsoyu bakımından TCK'nun 53/1-c maddesinde belirtilen haklar dışındaki diğer haklardan yoksun kılınma kararı verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi ve ayrıca T.C. Anayasa Mahkemesi'nin, TCK'nun 53. maddesine ilişkin olan, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının, 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanmış olması nedeniyle iptal kararı doğrultusunda TCK'nun 53. maddesindeki hak yoksunluklarının yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
4) Birlikte suç işleyen sanıkların sebep oldukları yargılama giderlerinden ayrı ayrı, suç ortağı ile birlikte ortak sebep oldukları yargılama giderlerinden ise kendi payları oranında sorumlu tutulması gerekirken yargılama giderlerinin tahsiline ilişkin olarak 5271 sayılı CMK'nun 326/2. maddesine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...’nun temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 13/02/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.