MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Karşılıksız yararlanma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
1-06.06.2014 tarihli, Ankara 13. Asliye Ceza Mahkemesi'ne düzenlenen iddianame tarihine göre hukuki kesinti oluşturuğu, 25.06.2014 iddianame tarihli ve Ankara 26. Asliye Ceza Mahkemesi'nce yargılama konusu yapılıp daha sonra birleştirmeye konu olan davaya dayanak 19.02.2014 ve 13.03.2014 tarihli tutanakların oluşan hukuki kesinti sebebiyle yerinde olarak 06.06.2014 tarihli ilk iddianame kapsamında değerlendirilip mahkemece keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu bu davaya konu tutanaklar sebebiyle oluştuğu belirlenen vergili ve cezasız 1.664,16 TL kurum zararına ilişkin ödeme yapılıp yapılmadığı kurumdan sorulup ödeme yapılmışsa bu miktar mahsup edildikten sonra kalan miktarın ödenmesi halinde TCK 168/5, CMK 223/8. maddeleri gereğince etkin pişmanlık hükümlerinden faydalandırılarak düşme kararı verileceği ihtar edilerek makul bir süre verilmesi, ödendiği taktirde düşme kararı verilmesi, ödenmediği taktirde yargılmaya devamla dosyadaki delillere göre hüküm kurulması gerektiği halde, belirlenen kurum zararı tebliğ edilmeden eksik kovuşturma ile yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması,
2-04.02.2015 tarihli tutanağın 1 numaralı bozma sebebinde belirtilen Ankara 13. Asliye Ceza Mahkemesi'nce bakılan 06.06.2014 tarihli iddianameye konu davanın hukuki kesintisi kapsamına girmediği anlaşılmakla müstakil dava olarak görülüp,
a)Sanık hakkında sayaç yerine ara borusu takarak su kullandığının belirlendiğine dair kaçak su kullanma tutanağının düzenlenmesi karşısında; tutanaktaki bahse konu adreste keşif yapılarak, kullanılan suyun miktarı ve katılan kurumun maddi zararının tespit edilebilmesi için sanığın adına kayıtlı tüketim ekstreleri de getirtilmek sureti ile ve vergiler dahil cezasız kaçak kullanım bedeli konusunda tespit yaptırılması için bilirkişi raporu alınmadan eksik kovuşturma ile uygulama yapılması,
b)Alınacak bilirkişi raporu sonucunda; katılan kurumun normal tarifeye göre vergili ve cezasız gerçek zararının ne olduğunun bilirkişiye hesaplattırılarak sanık hakkında kamu davası açılmadan önce katılan kurum tarafından talep edilen zararı soruşturma aşamasında tazmin eden sanık hakkında kamu davası açılamayacağından CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca kovuşturma şartının gerçekleşmemesi sebebiyle sanık hakkında ki kamu davasının düşürülmesi, zarar karşılanmıyor ise sanığa kaçak su kullanım bedelini hükümden önce ödemesi halinde TCK'nın 168/5. maddesi uyarınca etkin pişmanlıktan yararlanabileceği hususu hatırlatılıp talep etmesi halinde zararı gidermesi için kendisine makul bir süre verilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden 06.06.2014 tarihli iddianame kapsamında görülüp TCK 43. maddesi kapsamında uygulama yapılması,
3-Ankara 21. Asliye Ceza Mahkemesi'ne açılan davaya konu 23.02.2016 tarihli iddianame ile Başkent Elektrik Dağıtım A.Ş. görevlilerince mühürsüz sayacın kapak kısmına müdahale ile usulsüz elektrik kullanmak suçlarından düzenlenen 9 ayrı tutanak ile açılan davanın 1 ve 2 numarada belirtilen usulsüz su kullanma eylemleri ile hiçbir ilişkisinin olmamasına, mağdurun farklı olmasına rağmen mahkemesince anlaşılamayan bir sebeple Ankara 9. Asliye Ceza Mahkemesi'ndeki usulsüz su kullanma dosyasıyla, bu mahkemece de ilişkisi olmayan ve hukuki kesintiye konu olmayan Ankara 13. Asliye Ceza Mahkemesi'nin dosyası ile birleştirme kararı verilip, Ankara 13. Asliye Ceza Mahkemesi'nce de usulsüz elektrik kullanma davası usulsüz su kullanma davası ile birlikte hatalı şekilde TCK 163/3, 43, 62, 58. maddeleri ile cezalandırmaya konu yapılması usule uygun olmadığından, 23.02.2016 tarihli iddianameye konu kaçak elektrik tutanaklarının her biri yönünden;
a)Sanığın işyerinde kullanılan elektrik sayacının tüketimi eksik gösterip göstermediği veya sayaca tüketim miktarının belirlenmesini engelleyecek şekilde müdahale edilip edilmediğinin tespit edilebilmesi için; sanığın suça konu işyerini ne kadar süredir işlettiğinin ve kaçak ya da usulsüz kullanımın ne zaman başladığının kesin olarak saptanması, sanık suça konu yeri halen işletiyor ise keşif yapılıp kurulu güç belirlenmek suretiyle; işletmiyor ise tespit tutanağında belirtilen devreden geçen akım miktarına göre ve suç tarihinden 1 yıl önceye kadar ki tüketim ekstrelerinin kurumdan temini ile sanık hakkında düzenlenen tutanaktan hareket edilerek kullanılan elektrik miktarı ile endeks değerinin uyumlu olup olmadığı ve usulsüz kullanım bedeli konusunda teknik bilirkişiden rapor alınıp, sanığın karşılıksız yararlanma kastıyla hareket edip etmediği değerlendirilmeden eksik kovuşturma ile yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması,
b)Alınacak bilirkişi raporu sonucunda, sanığın karşılıksız yararlanma kastıyla hareket ettiğinin tespiti halinde, katılan kurumun normal tarifeye göre vergili ve cezasız gerkçek zararının ne olduğunun bilirkişiye hesaplattırılarak, sanık hakkında kamu davası açılmadan önce katılan kurum zararını soruşturma aşamasında tazmin eden sanık hakkında kamu davası açılamayacağından, CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca kovuşturma şartının gerçekleşmemesi nedeniyle sanık hakkındaki kamu davasının düşürülmesi, zarar karşılanmıyor ise sanığa kaçak elektrik kullanım bedelini hükümden önce ödemesi halinde TCK'nın 168/5. maddesi uyarınca etkin pişmanlıktan yararlanabileceği hususu hatırlatılıp, talep etmesi halinde zararı gidermesi için kendisine makul bir süre verilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken eksik kovuşturma ile yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması
4-Sanık hakkında Yargıtay bozma ilamı öncesi verilen 25.12.2014 günlü karar sadece sanık tarafından temyiz edilmiş olup, aleyhe temyiz olmaması nedeniyle tayin edilen ceza miktarı itibarıyla kazanılmış hak oluştuğu, bu nedenle kararın bozulmasından sonra verilen cezanın önceki hükümle tayin edilen cezadan ağır olamayacağı gözetilmeden önceki karardaki sonuç 12 ay 15 gün hapis cezası yerine sonuç olarak 1 yıl 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi suretiyle 1412 sayılı CMUK'nun 326. maddesine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'ın temyiz talebi bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, ceza süresi bakımından 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'nun 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkının gözetilmesine, 15.11.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy