Nitelikli hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından sanık ...'in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 290/2. maddesi yollaması ile 142/1-b ve 151/1. maddeleri uyarınca 2 yıl ve 4 ay hapis cezaları ile cezalandırılmasına dair İzmir 18. Asliye Ceza Mahkemesinin 09/06/2015 tarih, 2014/324 Esas ve 2015/325 sayılı Kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığı'nca verilen 05/01/2017 tarih ve 94660652-105-35-12496-2016-Kyb sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 25/01/2017 tarih ve 2017/3890 sayılı ihbarnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
MEZKUR İHBARNAMEDE:
1-5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 290/2. maddesinde yer alan "(2) Muhafaza edilmek üzere başkasına resmen teslim olunan rehinli veya hacizli veya herhangi bir nedenle elkonulmuş olan taşınır malın bu kişinin elinden rızası dışında alınması hâlinde hırsızlık, cebren alınması hâlinde yağma, hileyle alınması hâlinde dolandırıcılık, tahrip edilmesi hâlinde mala zarar verme suçuna ilişkin hükümler uygulanır. Kişinin bu malın sahibi olması hâlinde, verilecek cezanın yarısından dörtte üçüne kadarı indirilir. " şeklindeki hükme aykırı olarak hırsızlık konusu malın sanığa ait olmasına karşın hükmolunan cezasından indirim yapılmayarak yazılı şekilde karar verilmesinde,
2-Hükümlünün mala zarar verme eyleminin İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 07/05/2014 tarihli ve 2014/27456 soruşturma, 2014/17130 Esas ve 2014/5811 sayılı iddianamesinde işyeri kapı kilidine zarar verildiği şeklinde tarif edildiği ve mahkemenin gerekçeli kararında 16/02/2014 tarihli görgü tespit tutanağının esas alındığı, ancak bahse konu görgü tespit tutanağında ise "kapıda kilit ve aksamında bir zorlama olmadığı, işyerine girildiğinde içerisinde tadilat olduğu, bu sebeple dağınık olduğu" şeklinde tespit yapıldığı, bu tespite göre işyeri ve kapısına bir zarar verildiğine ilişkin saptama olmadığı gibi, kovuşturma esnasında ifadesi alınan müşteki ...in 09/09/2014 tarihli duruşmada "...iş yerinin kapısının kilidinin kırılması söz konusu değildir. Daha önce sanık anahtarı emlak komisyoncusuna bıraktığında bir yedek anahtarı da kendisinde tutmuş ve bu yedek anahtarla hapis hakkını kullanmamızdan sonra gelip kapıyı açarak eşyaları götürmüş..." şeklinde beyanda bulunduğu, sanığın ise talimatla alınan savunmasında "....kapıya zarar vererek içeriye girdiğim iddiası doğru değildir, bu işyerine bende bulunan anahtar ile girdim, anahtar kumandalı anahtardı, gündüz vakti girdim....." şeklinde savunmada bulunması hususları birlikte değerlendirildiğinde, sanığın üzerine atılı mala zarar verme suçundan beraatine karar verilmesi gerekirken mahkumiyetine karar verilmesinde, isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
DOSYA İNCELENEREK GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ;
Kanun yararına bozma talebine dayanılarak düzenlenen tebliğnamedeki bozma isteği incelenen dosya kapsamına nazaran yerinde görüldüğünden, İzmir 18. Asliye Ceza Mahkemesinden verilip kesinleşen 09/06/2015 tarih, 2014/324 Esas ve 2015/325 sayılı Kararının nitelikli hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından hükümlü ... hakkında kurulan hükümlerin CMK'nın 309. maddesinin 4. fıkrasının (d) bendi uyarınca BOZULMASINA,
Bozma nedenine göre uygulama yapılarak;
1-Nitelikli hırsızlık suçu açından; hükümlü ... hakkında 5237 sayılı TCK'nun 142/1-b, maddesi uyarınca mahkemesince hükmolunan 2 yıl hapis cezasından, hükümlünün suç konusu malın sahibi olması nedeniyle 5237 sayılı TCK'nın 292/2-son cümlesi uyarınca 3/4 oranında indirim yapılarak 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, infazın bu şekilde yapılmasına, hükmün diğer kısımlarının aynen bırakılmasına,
2-Mala zarar verme suçu açısından; hükümlü ... hakkında mala zarar verme suçundan 5237 sayılı TCK'nın 151/1 nci maddesi uyarınca cezalandırılması talebi ile kamu davası açılmış ise de, hükümlünün mala zarar vermediği ve bu hali ile atılı suçun kanuni unsurları ile oluşmadığı anlaşıldığından hükümlünün atılı suçtan 5271 sayılı CMK'nın 223/2-a maddesi uyarınca BERAATİNE, dosyanın mahalline gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na TEVDİİNE, 02/05/2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy