MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEBLİĞNAMEDEKİ İSTEK : Onama
Yerel mahkemece sanık hakkında hırsızlık suçundan verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Sanığın yokluğunda verilen kararın, savunması alınırken bildirdiği adresine tebliğe çıkarıldığı, sanığın bu adresten ayrılmış olması nedeniyle hükmün tebliğ edilmediğinin, tebliğ mazbatasına iade edildiği, gerekçeli kararın bu kez aynı adrese Tebligat Yasası'nın 35. maddesi uyarınca 26.09.2014 tarihinde tebliğ edildiği görülmekle, anılan Yasa'nın 10. maddesine göre, bilinen en son adrese tebligat yapılacağı, bu adrese tebligat yapılamaması halinde ise adres kayıt sisteminden öğrenilen adresin, bilinen en son adres olarak kabulü ile tespit edilecek bu adrese tebligat yapılması gerektiğinin düzenlendiği, yine aynı Yasa'nın 35. maddesine göre tebligat yapılabilmesi için daha önceden bu adrese 21. maddeye uygun şekilde tebligat yapılmış olmasının hükme bağlandığı, dosya içindeki belgelerden, sanık tarafından yargılama aşamasında ikametgah adresi olarak bildirilen adresine Tebligat Yasası'nın 21. maddesine uygun şekilde herhangi bir tebligat yapılmadığı gibi sanığın bu adreste oturmadığının tespiti üzerine, MERNİS adresi de araştırılmadan, aynı adrese doğrudan 35. madde uyarınca karar tebliği usulsüz olduğundan, sanığın hükmü 10.02.2015 tarihinde cezanın infazı için infaz kurumuna alınmasıyla öğrendiği kabul edilmekle, 17.02.2015 tarihli temyiz talebinin geçerli ve süresinde olduğu kabul edilerek yapılan temyiz incelemesinde;
Hükümden sonra 02/12/2016 tarihinde 29906 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 34. maddesi ile CMK'nun 253. maddesinin 3. fıkrasında yer alan “Etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlar ile “İbaresinin madde metninden çıkarılmış olması sebebiyle, CMK'nun 253/2. fıkrası gereğince TCK'nın 144. maddesinin uygulandığı hukuki bir ilişkiye dayanan alacağın tahsili amacıyla hırsızlık suçunun da uzlaşma kapsamına alındığının anlaşılması karşısında; sanık ...'in kovuşturma aşamasında yakalama yoluyla alınan savunmasında; müşteki .... ın kendisine 450,00 TL borcunun olduğu ve müştekinin bu borcu parası olduğu halde ödemek istememesi üzerine müştekiye ait iş yerinde müştekinin önündeki masanın üzerinde duran 600,00 TL para içerisinden alacağı olan 450,00 TL parayı müştekinin huzurunda aldığını, kamera kayıtlarının incelenmesinde bu durumun anlaşılacağını beyan etmesi karşısında; müştekinin duruşmaya celbi ile sanığın savunmasında belirttiği hususlar karşısında ek ifadesinin alınarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken, eksik kovuşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
Anayasa Mahkemesi'nin hükümden sonra 24/11/2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 08/10/2015 tarih, 2014/140 Esas ve 2015/85 sayılı kararı ile TCK'nun 53. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendine yönelik olarak vermiş olduğu iptal kararlarının da kapsam ve içerik itibarıyla değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'in temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 05/03/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy