Hırsızlık suçundan sanık ...'in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/1-b, 143 ve 62. maddeleri uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair Diyarbakır 4. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 11/04/2017 tarih, 2016/615 Esas ve 2017/279 Karar sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığı'nın 03/04/2018 tarih ve 94660652-105-21-13484-2017 Kyb sayılı Kanun Yararına bozma isteminde bulunulduğundan, bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 06/04/2018 tarih ve 2018/29142 sayılı ihbarnamesiyle Dairemize gönderilmekle incelendi:
MEZKUR İHBARNAMEDE:
Dosya kapsamına göre, mahkumiyete konu hırsızlık suçunun 24/09/2016 tarihinde işlendiğinin anlaşılması karşısında, sanığın hırsızlık eyleminden dolayı suç tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/2-h maddesi yerine, suç tarihinden önce 28/06/2014 tarihli ve 29044 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 62. maddesi ile yürürlükten kaldırılan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/1-b maddesi uyarınca mahkûmiyetine karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca anılan kararların bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Kanun Yararına bozma talebine atfen düzenlenen tebliğnamedeki bozma isteği incelenen dosya kapsamına nazaran yerinde görüldüğünden, Diyarbakır 4. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 11.04.2017 tarih, 2016/615 Esas ve 2017/279 Karar sayılı hükmünün CMK'nın 309/4-c maddesi uyarınca aleyhe sonuç doğurmamak kaydıyla Kanun Yararına BOZULMASINA, sonuç ceza sanık lehine olarak değerlendirilerek infazın bu ceza üzerinden yapılmasına, hükmün diğer kısımlarının aynen bırakılmasına, müteakip işlemlerin mahkemesince yerine getirilmesine, dosyanın gereği için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na TEVDİİNE, 22.05.2018 günü oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy