MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel mahkemece sanık hakkında hırsızlık suçundan verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, uyulan bozmaya, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık ... tarafından işlendiğini kabulde, usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz nedenleri de yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Müştekinin cebinde bulunan cep telefonunun sanık tarafından alınması, şeklinde gerçekleşen eylemde; Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun niteleme konusunda hatalı uygulamaya dair 2012/1-1563 Esas ve 2013/123 karar sayılı, kararında belirtildiği gibi aleyhe temyiz olmayan hallerde suçun niteliğinde yanılgıya düşüldüğü belirlendiğinden cezanın tür ve miktarı yönünden, kazanılmış hakkı saklı tutmak şartıyla hükmün bozulmasına karar verilmesi gerektiği şeklindeki kabul ve ilke de dikkate alınarak, sanığın eyleminin 5237 sayılı TCK’nun 142/2-b maddesindeki suçu oluşturduğu halde, aynı Yasa'nın 141/1. maddesi ile uygulama yapılması suretiyle suç vasfında hataya düşülerek yazılı şekilde basit hırsızlıktan hüküm kurulması,
2-Yargılama gideri olarak hesaplanan 492,00 TL'nin, ayrı ayrı tahsiline karar verilmesi gerekirken kanun metninde yazılı olmamasına rağmen 5271 sayılı CMK'nun 326/2. maddesine aykırı olarak eşit olarak tahsiline karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...’un temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, aleyhe temyiz bulunmadığından yeniden hüküm kurulurken 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'nun 326/son maddesi uyarınca sanığın kazanılmış hakkının gözetilmesine, 03.04.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy