MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR: Hırsızlık, mala zarar verme
HÜKÜM: Mahkumiyet
TEBLİĞNAMEDEKİ İSTEK : Bozma
Yerel mahkemece sanık ... hakkında hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararların niteliği ile suçların tarihine göre dosya görüşüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanığın 01/10/2014 tarihli duruşmadaki savunmasında tutuklandıktan 4-5 gün sonra, 23/02/2015 tarihli temyiz dilekçesinde ise tutuklandıktan bir hafta sonra müştekiye çalınan paranın bir kısmını iade ettiklerini beyan ettiği, sanıkların 11.09.2014 tarihinde tutuklandığı ve iddianamenin 17.09.2019 tarihinde kabul edildiği ve müştekinin zararının geri kalan kısmının da kovuşturma aşamasında giderildiği dikkate alındığında; kısmi ödemenin tam olarak hangi tarihte yapıldığı tespit edilerek sonucuna göre sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nun 168/1-4.maddesinin uygulanması yerine, hırsızlık ve mala zrar verme suçlarından kurulan hükümlerde zararın kovuşturma aşamasında giderildiğinden bahisle TCK'nun 168/2. maddesi gereğince yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-Sanık hakkında hırsızlık suçundan hükmolunan cezadan TCK'nun 143. maddesi uyarınca 1/2 yerine 1/6 artırım yapılmak suretiyle eksik cezaya hükmolunması,
3-Anayasa Mahkemesi'nin hükümden sonra 24/11/2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 08/10/2015 tarih, 2014/140 Esas ve 2015/85 sayılı kararı ile TCK'nun 53. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendine yönelik olarak vermiş olduğu iptal kararları kapsamında hak yoksunluklarına ilişkin hükümlerin yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'ın temyiz nedeni bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, aleyhe temyiz bulunmadığından yeniden hüküm kurulurken 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK'nun 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkının korunmasına, 07.03.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.