MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel mahkemece sanık ... hakkında hırsızlık suçundan verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
5237 sayılı TCK'nun 168. maddesinde düzenlenmiş olan etkin pişmanlık hükümlerinin ancak suçun tamamlanmasından sonra uygulanabileceği, somut olayda, sanığın henüz müştekilerin ikametinden ayrılmadan yakalanarak çaldığı parayı geri vermesi şeklinde teşebbüs aşamasında kalan hırsızlık eyleminde; hüküm kurulurken teşebbüs ile etkin pişmanlık hükümlerinin bir arada uygulanamayacağının gözetilmemesi ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Yasa'nın 108/2. maddesi uyarınca tekerrür nedeniyle koşullu salıverme süresine eklenecek miktarın, tekerrüre esas alınan cezanın en ağırından fazla olamayacağının anlaşılması karşısında, sanığın adli sicil kaydına göre en ağır mahkumiyeti olan Diyarbakır 5. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2009/276 Esas ve 2009/468 Karar sayılı ilamı yerine daha az cezayı içeren Diyarbakır 4. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2009/216 Esas ve 2010/392 Karar sayılı ilamının tekerrüre esas alınması, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Anayasa Mahkemesi'nin hükümden sonra 24/11/2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 08/10/2015 tarih, 2014/140 Esas ve 2015/85 sayılı kararı ile TCK'nun 53. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendine yönelik olarak vermiş olduğu iptal kararları kapsam ve içerik itibarıyla infaz aşamasında mahallinde gözetilebileceğinden, bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre, sanık ... müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, eleştiri dışında, usul ve kanuna uygun bulunan hükmün tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA, 23.05.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.