Nitelikli hırsızlık suçundan şüpheli ... hakkında yapılan soruşturma evresi sonucunda Afyonkarahisar Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 06/06/2018 tarihli ve 2018/4410 soruşturma, 2018/5103 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın reddine dair Afyonkarahisar 1. Sulh Ceza Hâkimliğinin 05/07/2018 tarihli ve 2018/2742 değişik iş sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 28/11/2018 tarih ve 94660652-105-03-12719-2018-Kyb sayılı Kanun Yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyasının Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 05/12/2018 tarih ve 2018/98162 sayılı ihbarnamesiyle Dairemize gönderilmekle incelendi:
MEZKUR İHBARNAMEDE:
Dosya kapsamına göre, şüphelinin davalarını takip etmesi için Afyonkarahisar Barosuna bağlı olarak avukatlık yapmakta olan müşteki ... ile anlaşması üzerine müştekiye 20/02/2018 tarihinde vekâletname verdiği, birlikte görüşme yaparak tutanak düzenledikleri ve müşteki tarafından bir dava takip dosyası hazırlanarak avukatlık bürosunda muhafaza edildiği, şüphelinin 28/02/2018 tarihinde ilgili büroya gelerek dosyayı talep ettiği, büroda çalışanların suret verebileceklerini beyan ettikleri, bunun üzerine şüphelinin gizlice dosyaların muhafaza edildiği yere girerek dosyayı bulunduğu yerden alıp bürodan ayrıldığı, bu hususun güvenlik kamerası görüntüleriyle ispatlandığı somut olayda, Afyonkarahisar Cumhuriyet Başsavcılığınca dava dosyasının şüpheliye ait olduğundan bahisle kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiş ise de; müşteki Avukat tarafından hazırlanarak muhafaza edilmekte olan dava takip dosyasının zilyetliğinin ve mülkiyetinin de kendisine ait olması ve 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 39. maddesinde yer alan, "Avukat, kendisine tevdi olunan evrakı, vekaletin sona ermesinden itibaren üç yıl süre ile saklamakla yükümlüdür. Şu kadar ki, evrakın geri alınması müvekkile yazı ile bildirilmiş olduğu hallerde saklama yükümlülüğü, bildirme tarihinden itibaren üç ayın sonunda sona erer. Avukat, ücreti ve yapmış olduğu giderleri kendisine ödenmedikçe, elinde bulunan evrakı geri vermekle yükümlü değildir." şeklindeki düzenleme birlikte değerlendirildiğinde, şüphelinin üzerine atılı hırsızlık suçuna ilişkin olarak delillerin takdir ve değerlendirmesinin mahkemesince incelenmesi gerektiği gözetilmeksizin, kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararların bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Kanun yararına bozma talebine dayanılarak düzenlenen tebliğnamedeki bozma isteği, incelenen dosya kapsamına nazaran yerinde görüldüğünden kabulü ile, nitelikli hırsızlık suçundan şüpheli ... hakkındaki Afyonkarahisar 1. Sulh Ceza hakimliğinin 05/07/2018 tarihli ve 2018/2742 değişik iş sayılı kararının CMK'nun 309/3. maddesi uyarınca BOZULMASINA, aynı Kanun'un 309/4-a maddesi gereğince mahkemesince bir karar verilmesine, dosyanın mahalline gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14/01/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.