Karşılıksız yararlanma suçundan şüpheli ... hakkında yapılan soruşturma evresi sonunda, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 01/03/2018 tarihli ve 2018/46975 soruşturma, 2018/25652 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın reddine ilişkin, Ankara 3. Sulh Ceza Hâkimliğinin 07/06/2018 tarihli ve 2018/2879 değişik iş sayılı kararına karşı, Adalet Bakanlığı'nın 03/12/2018 tarih ve 94660652-105-06-11150-2018 Kyb sayılı "Kanun Yararına Bozma" isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyasının Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 12/12/2018 tarih ve 2018/99136 sayılı ihbarnamesiyle Dairemize gönderilmekle incelendi:
MEZKUR İHBARNAMEDE:
5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet Savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet Savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet Savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında,
Dosya kapsamına göre, "Şüphelinin sayaçtan geçirerek elektrik kullandığı ve tüketimin belirlenmesini engellemediği, tutanak düzenlenirken böyle bir tespit yapılmadığı, şüphelinin sayaçtan geçirdiği elektrik tüketiminden kaynaklanan borcunun ödenmemesinin karşılıklıksız yararlanma suçunun unsurlarını oluşturmadığından" bahisle şüpheli hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de; somut olayda, 16/10/2017 tarihli "Kaçak Elektrik Tüketimi Tespit Tutanağı"nda şüphelinin, "Kolon hattı ile linye kablosu birleştirilerek ölçümsüz (sayaçtan geçmeyecek) şekilde" elektrik tüketimi yaptığının tespit edilmesi karşısında, 5237 sayılı Kanun'un 163/3. maddesinde düzenlenen "Karşılıksız yararlanma" suçunun unsurlarının oluştuğu, şüphelinin beyanının tespiti ile 5237 sayılı Kanun'un 168/5. maddesi gözetilerek sonucuna göre hukukî durumunun tayin ve takdir edilmesi gerektiği gözetilmeden, itirazın bu yönden kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca anılan kararların bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 03/06/1997 gün ve 129/140 Esas ve Karar sayılı ve 13/06/2006 gün, 2006/160 Esas ve 2006/161 Karar sayılı kararlarında da vurgulandığı gibi karşılıksız yararlanma kastı bulunmaksızın, idarenin tesbitine engel olmayacak şekilde, sayaçtan geçirilmek suretiyle elektrik kullanma eyleminin hukuki nitelikte olup hırsızlık suçunu oluşturmayacağı ifade edilmiştir. O tarihte de bu durumun tesbiti için 3 koşulun birlikte bulunması aranmakta olup, bunlar;
1)İdarenin tesbitine engel olmayacak şekilde elektrik kullanımı,
2)Bu kullanımın müdahale edilmemiş ve gerçek kullanımı gösteren sayaçtan geçirilmek suretiyle gerçekleştirilmesi,
3)Failin karşılıksız yararlanma kastıyla hareket etmemesi gerektiği şeklindedir.
Ceza Genel Kurulu'nun kararlarına konu olayda gerek yapılan ilk tesbitte, gerekse bilirkişi incelemesinde, abonesiz olan sayaca herhangi bir müdahale yapılmadığı ve ortalama 49 aylık bir tüketimi gösteren sayaç miktarının normal kullanımı gösterdiği, sanık tarafından elektrik bedelinin ödenmediği de dosyadan anlaşılmakta iken; sanığın hangi tarihten itibaren suça konu evde oturduğu konusunda bir saptama yapılmaması sebebiyle öncelikle sanığın hangi tarihten itibaren suça konu evde oturduğu, evde kurulu güç ile sayacın gösterdiği endeksin orantılı olup olmadığı, abonelik başvurusunda bulunup bulunmadığı, bu konuda idarece müracatının olmadığı belirtilmişse de neden abone yaptırmadığının hiç bir kuşkuya yer vermeyecek şekilde saptanması, ayrıca elektrik bedelini ödeyip ödemediği, bu konuda girişiminin olup olmadığı da belirlendikten sonra failin karşılıksız yararlanma kastıyla hareket edip etmediğinin saptanması gerektiği sonucuna varılmıştır.
16/05/2006 gün, 2006/137 Esas ve 2006/142 Karar sayılı Ceza Genel Kurulu kararında da yine abonesiz sayaçtan geçirilerek elektrik kullanılan eylemle ilgili olarak yukarıdaki hususlara ilaveten sayacın hangi tarihte takıldığının sanıktan ve gerekirse tutanak tanıkları ve diğer tanıklardan sorulup, keşif yapılarak kurulu güce göre olması gereken tüketim miktarı ile sayacın gösterdiği endeks karşılaştırması suretiyle hukuki durumun tayini gerektiği karara bağlanmıştır.
6352 sayılı kanun ile getirilen değişiklik sonrası da;
15/03/2016 gün, 2014/409 Esas ve 2016/124 Karar
07/11/2017 gün, 2017/968 Esas ve 2014/460 Karar
21/11/2017 gün, 2017/387 Esas ve 2017/489 Karar
13/02/2018 gün, 2017/388 Esas ve 2018/36 Karar ile Ceza Genel Kurulu'nun elektrik enerjisini daha az göstermeye ayarlı sayaç kullanmaya dair 2009/236 Karar ve kolon sigortasından harici hat çekerek 4 adet klima kullanmaya dair 2009/100 Karar sayılı kararlarda birlikte değerlendirildiğinde 6352 sayılı kanunla getirilen düzenleme ile eylemin karşılıksız yararlanma suçu kapsamında kaldığına ve anılan kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 6 ay içinde suçtan kaynaklanan zarar ödendiği taktirde cezaya hükmolunamayacağına ilişkin düzenleme yapıldığı, ancak söz konusu 6 aylık sürenin yargılama sırasında genellikle dolduğu, somut olayda; dosya içindeki belgelerden yada keşif yapılması suretiyle kurulu güce göre kullanım tarihleri arasında tüketilebilecek elektrik miktarının hesaplattırılmasından sonra bilirkişi tarafından tesbit edilecek cezasız kullanım bedelinin abonesiz sayaçtan geçerek kullanımlarda sayacın gösterdiği endeks ile karşılaştırılması kayda değer orantısızlık halinde karşılıksız yararlanma kastının kabulü gerektiğinden, sayaçsız doğrudan bağlantıyla kullanımlarda ise karşılıksız yararlanma kastı açık olduğu için bilirkişinin tesbit ettiği cezasız kaçak kullanım bedeline ilişkin zararı ödemesi halinde sonuçları da hatırlatılarak mahkemece belirlenecek makul bir süre verilmesi, ödediği takdirde hakkında cezaya hükmolunmayacağına ilişkin bildirimde bulunulması ve sonucuna göre hukuki durumun değerlendirilmesi gerektiği ilke olarak kabul edilmiştir.
Şüpheli ... hakkında düzenlenen 16.10.2017 tarih ve CE1025874 sayılı kaçak elektrik tüketimi tespit tutanağında "Kolon hattı ile linye kablosu sayaca giriş yapmadan birbirine bağlanarak sayaç devre dışı bırakılmak suretiyle" elektrik tüketimi yapıldığının belirtilmesine rağmen; Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 2018/46975 soruşturma sayılı evrakı üzerinden "Tüketilen elektriğin sayaçtan tüketim miktarının belirlenebilecek şekilde geçtiği" gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, oysa aksi sabit olmayan tutanak içeriğine göre, şüphelinin üzerine atılı suçun işlendiğine ilişkin kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak deliller mevcut olduğundan, kovuşturmaya yer olmadığı kararına karşı itirazın reddine yönelik Ankara 3. Sulh Ceza Hakimliği'nin 07/06/2018 tarihli ve 2018/2879 Değişik iş sayılı kararının CMK'nun 309. maddesi gereğince BOZULMASINA, müteakip işlemlerin yetkili mercii tarafından yapılmasına, dosyanın mahalline gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başavcılığı'na TEVDİİNE, 14/01/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.