MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel mahkemece sanık hakkında hırsızlık suçundan verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1)Suça konu motosiklet bulunduğunda kontak anahtarının üzerinde olduğu ve keşif esnasında dinlenen tutanak tanığının beyanlarında, motosiklete ait anahtarın iş yeri içerisindeki çekmecede bulunduğunu ifade etmesi karşısında; sanığın eyleminin haksız yere elde bulundurulan anahtarla hırsızlık olduğu ve 5237 sayılı TCK’nun 142/2-d maddesi gereği cezalandırılması gerektiği gözetilmeksizin, aynı Yasa’nın 142/1-e maddesi gereği hüküm kurulması,
2)Mağdur ...’ın aşamalardaki ifadelerinde sanıkla birlikte suça konu iş yerinde saat 02.30 sıralarında uyuduklarını, sabah 07.00 sıralarında uyandığında ise sanığın hırsızlık yaparak iş yerinden ayrıldığını fark ettiğini belirttiği, sanığın ise savunmasında suç saatine ilişkin net bilgi vermediği anlaşılmakla, suçun işlendiği saatin dosya kapsamında belirlenemediği bu sebeple şüpheden sanık yaralanır ilkesi gereği suçun gündüz vakti işlendiğinin kabulü gerekirken, hırsızlık suçunun gece vakti işlendiğine dair delillerin nelerden ibaret olduğu karar yerinde tartışılmaksızın 5237 sayılı TCK’nun 143. maddesinin uygulanmasına karar verilmesi,
Kabule göre de;
3)İddianamede sanık hakkında TCK'nun 141/1. maddesi uyarınca cezalandırılmasının talep edildiği halde sanığa 5271 sayılı CMK'nun 226. maddesi uyarınca ek savunma hakkı tanınmadan sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK'nun 142/1-e maddesi uygulanmak suretiyle hüküm kurulması,
4)5271 sayılı CMK'nun 196/2. maddesinde yer alan “Sanık, alt sınırı beş yıl ve daha fazla hapis cezasını gerektiren suçlar hariç olmak üzere, istinabe suretiyle sorguya çekilebilir.” şeklindeki düzenleme uyarınca, 5237 sayılı TCK'nun 142/2-b maddesinde düzenlenen hırsızlık suçlarına ilişkin cezanın alt sınırının 5 yıl olması karşısında, sanığın istinabe suretiyle sorguya çekilemeyeceği gözetilmeden savunma hakkı kısıtlanarak yargılamaya devamla, hükümlülüğüne karar verilmesi,
5)T.C. Anayasa Mahkemesinin, TCK'nun 53. maddesine ilişkin olan, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının, 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazetede yayımlanmış olması nedeniyle iptal kararı doğrultusunda TCK'nun 53. maddesindeki hak yoksunluklarının yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...’in temyiz nedeni bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, aleyhe temyiz bulunmadığından yeniden hüküm kurulurken 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'nun 326/son maddesi uyarınca sanığın kazanılmış haklarının GÖZETİLMESİNE, 15/01/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.