MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık (Değişen suç vasfı sebebiyle kaybolmuş ve hata sonucu ele geçmiş eşya üzerinde tasarruf)
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel mahkemece sanık hakkında hırsızlık suçundan verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
1)Sanığın aşamalarda ısrarla hırsızlık suçlamasını kabul etmediği, suça konu un çuvalını yol üzerinde bulması üzerine sahipsiz olduğunu düşünerek aldığını ifade ettiği, tanık Sami’nin beyanları ve dosya kapsamından da temyiz dışı sanık Mustafa’nın fabrika içerisinden çaldığı çuvallardan birkaçını kaçarken yolda düşürdüğünün anlaşılması karşısında, eylemin uzlaşma kapsamında olan TCK'nun 160. maddesinde belirtilen kaybolmuş ve hata sonucu ele geçmiş eşya üzerinde tasarruf suçunu oluşturacağı gözetilmeden hırsızlık suçundan cezalandırılmasına karar verilmesi,
Kabule göre de;
2)Hükümden sonra 02/12/2016 tarihinde 29906 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanun'u ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nun 253. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendine eklenen alt bendler arasında yer alan ve 5237 sayılı TCK'nun 141. maddesinde tanımı yapılan hırsızlık suçunun uzlaşma kapsamına alındığının anlaşılması karşısında; 5237 sayılı TCK'nun 7/2. maddesi uyarınca; ''Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren Kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur.'' hükmü de gözetilerek 6763 sayılı Kanun'un 35. maddesi ile değişik CMK'nun 254. maddesi uyarınca aynı Kanun'un 253. maddesinde belirtilen esas ve usûle göre uzlaştırma işlemleri yerine getirildikten sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
3)5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/11. fıkrasında yer alan "Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması halinde, mahkeme hükmü açıklar. Ancak mahkeme, kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumunu değerlendirerek; cezanın yarısına kadar belirleyeceği bir kısmının infaz edilmemesine ya da şartlarının varlığı halinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar vererek yeni bir mahkûmiyet hükmü kurabilir." şeklindeki düzenlemeye aykırı olarak hükmü ertelemek suretiyle yazılı şekilde uygulama yapılması,
4)5237 sayılı TCK'nun 53/4. maddesi gereğince kısa süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında anılan maddenin 1. fıkrası uyarınca hak yoksunluğuna karar verilemeyeceğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...’in temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 25/12/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy