MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel mahkemece sanık hakkında hırsızlık suçundan verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hâkimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz nedenleri de yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Mağdurun yaptığı maddi hasarlı trafik kazası sonucu kaza tutanağı düzenlemek için ruhsatını alarak aracından indiği sırada camları kapalı olan ancak kapısı kilitli olmayan araçta bulunan suça konu çantanın sanık tarafından çalınması şeklindeki eylemin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 141/1. maddesine konu hırsızlık suçunu oluşturmasına rağmen aynı Kanun'un 142/2-a maddesi uyarınca cezalandırılmasına karar verilmesi sonucu sanık hakkında yazılı şekilde fazla ceza tayini,
2- Sanığın, mağdura ait olan suça konu çantayı aldıktan sonra tanıklar ... ve ... tarafından takip edilmesi sonucu çaldığı çantayı atarak kaçtığı anlaşılmakla, suçun ulaştığı aşama itibarıyla meydana gelen tehlikenin ağırlığı gözetildiğinde teşebbüs nedeniyle 5237 sayılı TCK'nun 35/2 maddesi uyarınca ¼ oranında indirim yapılması gerekirken 1/3 oranında indirim yapılması sonucu sanık hakkında yazılı şekilde eksik ceza tayini,
3- Anayasa Mahkemesinin hükümden sonra 24/11/2015 tarih 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 08/10/2015 tarih 2014/140 Esas 2015/85 sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nun 53. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendine yönelik olarak vermiş olduğu iptal kararının yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
4- Gerekçeli karar başlığında suçun işlendiği zaman diliminin yazılmaması suretiyle 5271 sayılı CMK'nun 232. maddesinin 2. fıkrasının (c) bendine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'in temyiz talebi bu bakımdan yerinde görüldüğünden, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, aleyhe temyiz bulunmadığından, yeniden hüküm kurulurken 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'nun 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın korunmasına 11/11/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.