MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlali, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel mahkemece sanık hakkında verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararların niteliği ile suçların tarihine göre dosya görüşüldü:
I- Sanık hakkında konut dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar verme suçları yönünden verilen hükümlerin temyiz incelemesinde:
Sanığın eylemlerine uyan 5237 sayılı TCK'nun 116/1-4, 151/1. maddelerindeki suçların gerektirdiği cezaların türleri ve üst sınırlarına göre, aynı Yasa'nın 66/1-e, 66/2, 67/4. maddelerinde öngörülen 12 yıllık kesintili dava zamanaşımı süresinin, suçların tarihi olan 23/02/2007 tarihinden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...’ın temyiz nedeni bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma sebebi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE,
II- Sanık hakkında hırsızlık suçu yönünden verilen hükmün temyiz incelemesinde:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hâkimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz nedenleri de yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanık hakkında TCK’nun 35. maddesinin uygulanması gerekirken uygulanmaması sonucu yazılı şekilde fazla ceza tayini,
2-Anayasa Mahkemesi'nin 24/11/2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 08/10/2015 tarih, 2014/140 Esas ve 2015/85 sayılı iptal kararı doğrultusunda TCK’nun 53. maddesindeki hak yoksunluklarının yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
3-Hüküm fıkrasında sanığın üzerine atılı “Kilitlenmek suretiyle muhafaza altına alınan eşya hakkında hırsızlık suçunu işlediği sabit olmakla” ibaresi bulunması göz önüne alınarak, yerel mahkemece hüküm kurulurken 142/1-b maddesi yerine 142/1-e maddesinin yazılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...’ın temyiz talebi bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 27/11/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy