MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR: Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlali
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel mahkemece sanık hakkında hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlali suçlarından verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararların niteliği ile suçların tarihine göre dosya görüşüldü:
1)Müşteki ...’ye ait oturuma açılmamış boş vaziyetteki dört katlı binanın açık olan giriş kat penceresinden girilerek, dairelerdeki musluk, batarya ve su saatlerinin sökülüp çalınması olayında, olay yerinde parmak izi tespit edilen temyiz dışı suça sürüklenen çocuk...’nın beyanı dışında, sanığın müsnet suçu işlediğini gösterir parmak izi, kamera kaydı ve. gibi delil bulunmaması ve sanığın suçlamayı reddetmesi karşısında, suça sürüklenen çocuk...’nın Cumhuriyet Savcısı huzurunda verdiği 04.02.2015 tarihli ifadesinde belirttiği Mehmet isimli hurdacının araştırılarak bulunduğunda, sanık ... tarafından suç konusu eşyaların kendisine satılıp-satılmadığının açıklattırılması ile sonuca göre delillerin birlikte değerlendirilerek hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, eksik kovuşturma ile sanığın atılı hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlali suçlarından mahkumiyetine karar verilmesi,
2)Olayın meydana geldiği binada henüz oturum başlamamış olması nedeniyle konut dokunulmazlığının ihlali suçunun unsurları itibarıyla oluşmadığı gözetilmeden, sanık hakkında TCK'nın 116/1. maddesi uygulanmak suretiyle hüküm kurulması,
3)Sanık hakkında hırsızlık suçundan hüküm kurulurken, suç tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan 5237 sayılı TCK'nın 142/1-b maddesi gereğince hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, suç tarihininden sonra yürürlüğe giren ve sanık aleyhine sonuç doğuran 5237 sayılı TCK'nın 142/2-h maddesi ile hüküm kurularak fazla cezaya hükmolunması,
4)Anayasa Mahkemesinin hükümden sonra 24/11/2015 tarih 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 08/10/2015 tarih, 2014/140 Esas ve 2015/85 sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nun 53. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendine yönelik olarak vermiş olduğu iptal kararının yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...’ın temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 12.12.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.