MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet, temyiz isteminin reddi
TEBLİĞNAMEDEKİ İSTEK : Bozma
Yerel mahkemece sanık hakkında hırsızlık suçundan verilen mahkumiyet hükmü temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü;
10.03.2016 tarihli kararın sanığın yokluğunda verildiği, 30.03.2016 tarihinde gerekçeli kararın tebliğ edildiği, sanığın 26.05.2016 tarihinde vermiş olduğu dilekçeye istinaden 30.05.2016 tarihli ek karar ile mahkemenin temyiz talebini reddettiği ve bu ek kararın 02.06.2016 tarihlerinde sanığa tebliğ edildiği,ek kararda sadece temyizi kabil denilmek sureti ile, temyiz merciinin, süresinin, sürenin ne zaman başlayacağının, başvuru şeklinin ve kanun yoluna başvurulmadığı takdirde hükmün kesinleşeceğinin gösterilmediği, sanığın dilekçelerinde özetle kendisine gerekçeli kararın tebliğ edilmediğini ve temyiz talebini kullanamadığını beyan ettiği, sanıktan alınan imza örneklerinin bilirkişiye yaptırılan incelemesi sonucu, sanığa yapılan tebliğ gereği düzenlenen tebliğ tebellüğ belgesindeki imzanın sanığın el ürünü olduğunun tespit edilemediği anlaşılmakla, 30.05.2016 tarihinde mahkemece temyiz talebinin reddine ilişkin verilen ek karar kaldırılarak ve süresinde temyiz dilekçesi verdiği kabul edilerek yapılan incelemede;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.11.2016 gün, 2016/950 Esas ve 2016/436 Karar sayılı kararıyla, 5237 sayılı TCK'nun 142/2-h, 143. maddeleri gereğince cezalandırılması istemiyle yargılanan sanık hakkında, 5271 sayılı CMK'nun 150/3. maddesi uyarınca zorunlu müdafi atanmasına gerek olmadığına karar verildiğinin anlaşılması karşısında; tebliğnamedeki bu hususa ilişkin bozma düşüncesine iştirak edilmeyerek yapılan incelemede;
Anayasa Mahkemesinin hükümden önce 24/11/2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 08/10/2015 tarih, 2014/140 Esas ve 2015/85 sayılı kararı ile TCK'nun 53. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendine yönelik olarak vermiş olduğu iptal kararlarının da kapsam ve içerik itibarıyla infaz aşamasında mahallinde gözetilebileceği mümkün görülmüştür.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre, sanık ...'in temyiz nedenleri yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, usul ve kanuna uygun bulunan hükmün tebliğnameye aykırı olarak ONANMASINA, 28.03.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy