MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel mahkemece sanık ... ve suça sürüklenen çocuk ... hakkında hırsızlık suçundan verilen hükümler temyiz edilmekle, başvuruların süresi ve kararların niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
A-Sanık ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan hüküm açısından yapılan temyiz incelemesinde; Dosya içeriğine ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanık ...’ın soruşturma aşamasında polis huzurunda vermiş olduğu savunmasında suça konu otobüsten akü çalıp olay yerinden ayrıldıktan sonra aküyü sattıklarını, tekrar, otobüsün diğer aküsünü çalmaya uğraşırken mağdurun görmesi sebebiyle kaçtıklarını beyan etmesi karşısında 5237 sayılı TCK’nun 43. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
2-Sanık ...'ın suça konu çaldığı akünün satıldığı yeri söyleyerek mağdura teslim edilmesini sağlaması karşısında; 5237 sayılı TCK’nun 168. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususunun değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
3-T.C. Anayasa Mahkemesinin hükümden sonra 24/11/2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 08/10/2015 tarih, 2014/140 Esas ve 2015/85 sayılı kararı ile TCK'nun 53. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendine yönelik olarak vermiş olduğu iptal kararlarının da değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
4-5271 sayılı CMK'nun 324. maddesinin 2. ve 3. fıkralarında yargılama giderlerinin neleri kapsayacağının, kimin tarafından belirleneceğinin, kime ve nasıl yükletileceğinin düzenlendiği, buna göre iştirak halinde her bir sanığın sebebiyet verdiği yargılama giderlerinin ayrı ayrı, ortak yargılama giderlerinden ise paylarına düşen oranın belirlenerek karar verilmesi gerekirken yargılama giderlerinin sanık ve suça sürüklenen çocuktan eşit olarak tahsiline hükmedilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK’nun 326/2. maddesine aykırı davranılması,
B-Suça Sürüklenen Çocuk ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan hüküm açısından yapılan temyiz incelemesinde; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03/04/2018 tarih, 2014/851 Esas ve 2018/144 Karar sayılı kararı uyarınca aynı yargı çevresindeki ceza infaz kurumunda başka bir suçtan hükümlü olarak bulunan ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 15/11/2018 tarih, 2018/339 Esas ve 2018/536 Karar sayılı kararı uyarınca farklı yargı çevresindeki ceza infaz kurumunda başka bir suçtan hükümlü olarak bulunan, asıl mahkemesince yapılan sorgusu sırasında duruşmadan bağışık tutulma isteğinde bulunmayan suça sürüklenen çocuğun hükmün açıklandığı son oturumda hazır bulundurulmayıp yokluğunda yargılama yapılarak mahkumiyetine karar verilmesi savunma hakkının sınırlandırılması niteliğinde olduğu şeklindeki kararları uyarınca başka suçtan Silivri 5 Nolu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda tutuklu olan ve duruşmalardan vareste tutulmaya dair bir talebi de bulunmayan suça sürüklenen çocuğun, kısa kararın okunduğu oturuma getirtilmeyerek savunma hakkının kısıtlanması suretiyle 5271 sayılı CMK'nun 196. maddesine aykırı davranılması,
2-Kabule göre de;
Suça sürüklenen çocuk hakkında ceza belirlenirken gerekçe kısmında alt sınırdan ceza verildiğinin belirtilmesi ancak hüküm kısmında alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayin edildiği belirtilmek suretiyle hüküm ile gerekçe kısmında çelişki yaratılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... ile suça sürüklenen çocuk ... ve müdafiinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, sanık ... hakkında açıklanan nedenlerle ,suça sürüklenen çocuk ... hakkında diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'nun 326/son. maddesi gereği sanık ...’ın kazanılmış hakkının gözetilmesine, 25/04/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.