MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel mahkemece sanık hakkında hırsızlık suçundan verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü;
Temyiz dışı mala zarar verme suçunun konusunun atılı hırsızlık suçunun konusu ile aynı olduğu, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08/04/2014 tarih, 2013/2-685 Esas ve 2014/176 Karar sayılı kararı uyarınca hırsızlık suçunun oluştuğunun kabulü halinde mala zarar verme suçunun yasal unsurlarının oluşmayacağının kabulünde zorunluluk bulunduğu gözetilmeksizin, sanığın atılı suçtan beraati yerine yazılı biçimde mahkumiyetine karar verildiğinden, mala zarar verme suçundan kurulan hükme yönelik kanun yararına bozma isteminde bulunulması olanaklı kabul edilmiştir.
1- Sanığın 15/01/2013 tarihli duruşmadaki savunmasında, suça konu dalları kesmeden önce katılanın anne ve babasını uyardığını, kesilmeyince kendisinin kestiğini beyan ettiği, mahkemece düzenlenen 19/09/2014 tarihli Keşif Tutanağı'nda söz konusu ağaçların sanığın arazisine dallarını döktüğü kısımlarının kesildiğinin belirtildiği anlaşılmakla; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 740. maddesinin 1. fıkrasının "Komşusunun arazisine taşarak zarar veren dal ve kökler, onun istemi üzerine uygun bir süre içinde kaldırılmazsa, komşu bu dal ve kökleri kesip kendi mülkiyetine geçirebilir." ve 2. fıkrasının "Ekilmiş veya üzerine yapı yapılmış arazisine dalların taşmasına katlanan komşu, bu dallarda yetişen meyvaları toplama hakkına sahip olur." ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 26. maddesinin 1. fıkrasının "Hakkını kullanan kişiye ceza verilmez." şeklindeki hükümleri uyarınca sanığın, katılanın anne ve babasını söz konusu dalları kaldırması konusunda uyarıda bulunup bulunmadığı hususunda katılanın anne ve babasının duruşmada hazır edilerek tanık sıfatıyla dinlenmeleri sonucu sanığın hukuki durumunun tayini gerekirken eksik kovuşturma ile sanığın mahkumiyetine karar verilmesi,
Kabule göre de;
2- Hükümden sonra 02/12/2016 tarihinde 29906 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 253. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendine eklenen alt bentler arasında yer alan ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 141/1. maddesinde tanımı yapılan hırsızlık suçunun da uzlaşma kapsamına alındığının anlaşılması karşısında; 5237 sayılı TCK'nun 7/2. maddesinin "Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur." hükmü de gözetilerek 6763 sayılı Kanun'un 35. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nun 254. maddesi uyarınca aynı Kanun'un 253. maddesinde belirtilen esas ve usule göre uzlaştırma işlemleri yerine getirildikten sonra ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'nın temyiz talebi bu bakımdan yerinde görüldüğünden, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 24/06/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy