MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Karşılıksız yararlanma
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel mahkemece sanık hakkında karşılıksız yararlanma suçundan verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Mahkemece bozmadan sonra yapılan yargılama sırasında bozma kararına uyulması ya da uyulmaması yolunda bir karar verilmemiş olup, gerekçeli kararda ise bozma üzerine yargılama yapıldığı belirtilmiş ise de, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 16.06.2009 tarih, 2009/31 Esas ve 2009/165 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere, ilk kararda yer almayan ve daire denetiminden geçmemiş bulunan yeni ve değişik gerekçelerle hüküm kurmak suretiyle verilen hüküm özde direnme kararı olmayıp, bozmaya eylemli uyma sonucu verilen yeni bir hüküm olması ve bu nitelikteki bir hükmün temyiz edilmesi halinde incelemenin Yargıtay’ın ilgili dairesi tarafından yapılması gerektiği belirlenmekle yapılan incelemede, talimat duruşmasında hazır olan sanığa evrakların okunması ve sanığın da bozma ilamına uyulması konusunda takdirin mahkemeye ait olduğunu beyan etmekle ek savunma hakkı sunulmuş olduğu anlaşılmakla yapılan incelemede;
Sanık hakkında; sayaç kullanmadan ara boru ile doğrudan bağlantı yaparak konutta su kullanıldığının kaçak su tespit tutanağı ile tespiti karşısında; Ceza Genel Kurulu'nun 07/11/2017 tarih, 2017/17-968 Esas ve 2017/460 Karar sayılı kararında da belirtildiği gibi, suça konu gerçek kullanım miktarını belirlemek amacıyla; sanık halen suça konu yerde oturuyor ise keşif yapılarak, oturmuyor ise;
-İhtilafsız aynı dönemdeki kullanım miktarına göre,
-Aynı yörede bulunan benzer kullanım yerlerine göre suç tarihine kadar kullanılması gereken su miktarının ve vergiler dahil cezasız usulsüz su kullanım bedelinin tespitine yönelik yeterli içerik ve nitelikte bilirkişi raporu alınması,
Sayaç kullanmadan doğrudan bağlantı yaparak kullanımlarda karşılıksız yararlanma kastıyla hareket ettiği açık olduğu için bilirkişi tespitinin gerçek kurum zararını göstereceği nazara alınarak;
02/07/2012 tarihli 28344 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanıp 05/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6352 sayılı Kanunu’nun geçici 2/1 ve 2. fıkraları gereğince kurum zararının yürürlük tarihinden itibaren 6 aylık sürede ödenmemesinin, gerçek zararın usulünce belirlenememiş olması vb sebeplere de dayanması, hak kaybına yol açmamak amacıyla 07/11/2017 tarih, 2017/17-968 Esas ve 2017/460 Karar sayılı, 21/11/2017 tarih, 2017/13-387 Esas ve 2017/489 Karar sayılı, 27/11/2018 tarih 2017/13-318 Esas ve 2018/578 Karar sayılı Ceza Genel Kurulu kararı ile de kabul edildiği üzere bilirkişi tarafından normal tarifeye göre hesaplanan vergili ve cezasız kurum zararının, varsa daha önce yapılan ödemeler kurumdan sorulup mahsup edildikten sonra kalan miktar belirlenip verilecek makul sürede ödenmesi halinde suç tarihine göre ceza verilmesine yer olmadığına karar verileceği, ödenmediği takdirde yargılamaya devamla dosyadaki delillere göre hüküm kurulacağı tebliğ ve ihtar edilip yüze karşı ise talep etmesi halinde, tebligat yapılıyorsa makul bir süre verilerek sonucuna göre hüküm kurulması gerektiği halde, eksik kovuşturma ile mahkumiyet hükmü kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafiinin temyiz nedeni bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 18/06/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy