MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM: MahkumiyetTEBLİĞNAMEDEKİ İSTEK
Yerel mahkemece sanık hakkında hırsızlık suçundan verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hâkimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz nedenleri de yerinde görülmemiştir.
Yerel mahkemece sanıkların müştekinin zararını giderdiğinden ve kuzuların hasarsız bir şekilde iade edildiğinden bahisle sanıklar etkin pişmanlık hükmünden yararlandırılmışsa da sanık ...’ın kollukça alınan ifadesinde suça konu kuzuların satıldığı kişiyi göstermiş olması eylemi ve buna mukabil suç konusunu satın alan şahsın koyunları rızası ile iade etmesi karşısında; Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 26/3/2013 gün ve 2012/6-1232 Esas ve 2013/106 Karar sayılı kararında da açıklandığı üzere suça konu eşyayı üçüncü kişiye satmak sureti ile zilyetliğini devreden sanığın, satıştan elde edilen menfaati iade etmeden, üzerinde tasarruf yetkisinin bulunmadığı eşyayı sattığı yeri göstermesi etkin pişmanlık olarak değerlendirilemeyeceği gibi, eşyanın satın alınan kişiden alınarak mağdura iade edilmiş olması da sanık tarafından gerçekleştirilmiş bir iade veya tazmin olarak kabul edilemeyeceğinden; sanıklar hakkında TCK'nun 168. maddesinin uygulanamayacağı gözetilmeyerek eksik ceza tayini dosya kapsamında aleyhe temyiz söz konusu olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Ancak;
1-Anayasa Mahkemesi'nin 24/11/2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 08/10/2015 tarih, 2014/140 Esas ve 2015/85 sayılı iptal kararı doğrultusunda TCK’nun 53. maddesindeki hak yoksunluklarının yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
2-5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 324. maddesinin 2. ve 3. fıkralarında yargılama giderlerinin neleri kapsayacağı, kime ve nasıl yükletileceği düzenlenmiştir. Buna göre iştirak halinde her bir sanığa yalnızca sebebiyet verdiği yargılama giderleri ayrı ayrı yükletilerek, ortak yargılama giderlerinden ise paylarına düşen oranın belirlenerek karar verilmesi gerekirken, 48,00 TL yargılama giderinin sanıklar ... ve ...’den alınarak hazineye irat kaydına” biçiminde karar verilmek suretiyle hüküm kurularak 5271 sayılı CMK'nun 326/2 maddesine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş; sanık ...’ın temyiz talebi bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, ancak bozma nedenleri yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK'nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hükümlerden yargılama giderine ilişkin kısım çıkarılarak "Sanıkların sebebiyet verdiği yargılama giderlerinden ayrı ayrı, ortak yargılama giderlerinden ise eşit olarak sorumlu tutulmaları suretiyle yargılama giderlerinin sanıklardan tahsiline" cümlesinin eklenmesi suretiyle ve TCK’nun 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin kısımların hükümlerden bütünüyle çıkartılarak yerine “Anayasa Mahkemesi’nin 24/11/2015 tarih ve 29543 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 8/10/2015 tarih, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı doğrultusunda yürürlükte bulunan TCK’nun 53. maddesinin sanık hakkında uygulanmasına” cümlesinin yazılması suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 18/9/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy