MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel mahkemece sanık hakkında hırsızlık suçundan verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde, usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun niteleme konusunda hatalı uygulamaya dair 2012/1-1563 Esas ve 2013/123 Karar sayılı, kararında belirtildiği gibi aleyhe temyiz olmayan hallerde suçun niteliğinde yanılgıya düşüldüğü belirlendiğinden cezanın tür ve miktarı yönünden, kazanılmış hakkı saklı tutmak şartıyla hükmün bozulmasına karar verilmesi gerektiği şeklindeki kabul ve ilke de dikkate alınarak; somut olayda hırsızlık eyleminin okul bahçesi içerisinde gerçekleştirilmesi karşısında; eylemin TCK'nın 142/2-h maddesinde düzenlenen suçu oluşturduğu gözetilmeden, aynı Yasa’nın 142/1-a. maddesinden hükmolunması,
2-Hükümde TCK'nun 62. maddesi gereğince indirim yapılırken, hesap hatası sonucunda 1 yıl 10 ay 15 gün hapis yerine; 1 yıl 8 ay 15 gün hapis olarak hükmedilerek eksik ceza tayini,
3-Sanık hakkında hırsızlık suçunda etkin pişmanlık hükümleri uygulanırken uygulama maddesinin TCK'nın 168/2 yerine 168/1. maddesi olarak gösterilmesi,
4-T.C. Anayasa Mahkemesinin, TCK'nun 53. maddesine ilişkin olan, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının, 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanmış olması nedeniyle iptal kararı doğrultusunda TCK'nun 53. maddesindeki hak yoksunluklarının yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...’ın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca, tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, aleyhe temyiz bulunmadığından yeniden hüküm kurulurken 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'nun 326/son maddesi uyarınca sanığın kazanılmış hakkının korunmasına, 12/12/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.