MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi (Hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlali)
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel mahkemece suça sürüklenen çocuk hakkında suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçundan verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03/06/2014 tarih, 2013/13-203 Esas ve 2014/308 Karar sayılı kararında; “Suç tarihinde ekonomik değeri yüksek olan bir aracı kimlik bilgilerini ve açık adresini bilmediği arkadaşı "..." lakaplı... isimli kişiden emanet aldığını söylemesi, aşamalarda aracı emanet aldığı bu kişinin ismini kısmen değiştirerek ifade etmesi, soruşturma ve kovuşturma makamlarının ısrarına rağmen aracı emanet aldığını iddia ettiği kişiye ait kimlik ve adres bilgileri vermekten kaçınması ve sabıkalı geçmişi de dikkate alındığında hırsızlık suçlamasıyla muhatap olan sanığın sadece hayali bir isim zikretmekle suçlamadan kurtulmayacağını bilecek yaşam ve adli tecrübeye sahip olması ve gerçekte var olan bir kişiden aracı emanet alması durumunda suçlamadan kurtulmaya yönelik olarak aracı emanet aldığını söylediği kişinin bulunması için daha etkin bir çaba göstermesi gerektiği hususları birlikte değerlendirildiğinde, sanığın eyleminin suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçunu değil, hırsızlık suçunu oluşturduğunun kabulünde zorunluluk bulunmaktadır.” şeklindeki açıklamalar ışığında, suça sürüklenen çocuk ...’in suça konu motosikleti yakalandığı tarihinden 3 ay kadar önce açık kimlik ve adres bilgilerini bilmediği ... isimli kişiden satın aldığını savunması, suça sürüklenen çocuğun motosiklet alışverişine ilişkin belge gösterememesi ve satışı belgelemek adına hiçbir çabasının olmaması, suça sürüklenen çocuğun suçtan ve cezadan kurtulmaya yönelik soyut beyanlarına Ceza Genel Kurulu kararında da ifade edilen olayda, olduğu gibi itibar edilmesinin mümkün olmadığı hususu karşısında; suça sürüklenen çocuk ...’in eyleminin hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlali suçunu oluşturduğu anlaşılmakla yapılan incelemede;
Suça sürüklenen çocuğun eylemlerine uyan 5237 sayılı TCK'nun 142/1-b, 116/1; 31/2. maddelerine uyan suçların gerektirdiği cezaların türleri ve üst sınırlarına göre; aynı Yasanın 66/1-e, 66/2, 67/4. maddelerinde öngörülen 6 yıllık uzamış dava zamanaşımı sürelerinin, suç tarihi olan 02.02.2013 gününden, incelemenin yapıldığı tarihe kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk ... müdafinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, suça sürüklenen çocuk hakkında açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE, 07.10.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy