MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Muhafaza görevini kötüye kullanma
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel mahkemece sanık hakkında muhafaza görevini kötüye kullanma suçundan verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Sanık hakkında, uygulama imkanı bulunmayan 5237 sayılı TCK’nun 289/1-2. cümlesinin uygulanması, aleyhe temyiz olmadığından, ayrıca mahkemece hüküm kurulurken kazanılmış hakkın sonuç ceza itibarıyla korunması sağlanılarak infazın lehe olan hükümle kurulan sonuç üzerinden yapılması gerektiği gözetilmeden ,kazanılmış hak gereği 5237 sayılı TCK’nun 289/1-2. cümlesinin uygulanması, sonuç ceza, bozma ilamı öncesi hükümden daha lehe olduğundan bozma sebebi yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, uyulan bozmaya, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Bozma ilamı öncesi verilen ilk kararda katılan şirket adına hükmedilmeyen vekalet ücretine lehe bozma sonrası hükmedilemeyeceğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafiinin temyiz nedeni bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedenleri yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi aracılığıyla CMUK’nun 322. Maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak; hükümden vekalet ücretine yönelik kısmın çıkartılmasına, eleştiri dışında sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 01.07.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.