MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Muhafaza Görevini Kötüye Kullanma
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel mahkemece sanık hakkında muhafaza görevinin kötüye kullanılması suçundan verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Sanık ve müdafinin yokluğunda verilen hükmün, sanık adına duruşmaları takip eden vekaletnameli müdafi Av. ...'a 15.10.2015 tarihinde tebliğ edildiği, adı geçen avukatın 19.10.2015 havale tarihli dilekçesiyle sanığın başka bir avukatla vekalet ilişkisi olması sebebiyle aralarındaki vekalet ilişkisinin sona erdiğini bildirmesi üzerine, sanığın sonradan vekaletname verdiği Av. ...'ın kendisine gerekçeli kararın 27.10.2015 tarihinde tebliğinden sonra hükmü yasal süre içinde temyiz ettiği anlaşılmakla yapılan incelemede:
Sanığın kendisine teslim edilen mahcuz eşyayı kırma veya bir başkasına satma gibi teslim amacı dışında herhangi bir tasarrufta bulunmadığı, yedieminin mahcuz eşyayı satış yerine götürme hususunda kanundan doğan bir yükümlülüğünün bulunmadığı mahcuz malın satış yerine götürülmemesinin TCK'nın 289. maddesinin birinci fıkrasında tanımlanan suçun maddi unsuru kapsamında tasarruf olarak değerlendirilemeyeceği anlaşıldığından; sanığa atılı muhafaza görevini kötüye kullanma suçunun unsurlarının oluşmadığı düşünülmeden beraati yerine mahkumiyetine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafiinin temyiz nedeni bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 01.06.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.